Siz insanların en büyük kusuru da budur, emin olmadan harekete geçmek. Çok önemli saydığınız bir ideal için fedakarlıklar yapmak, tehlikelere atılmak, hatta ölümü bile göze almak ama sonra o önemli kararları alan, o büyük lafları eden siz değilmişsiniz gibi pişman olmak.
Başkasının hayatını zindana çevirenler, farkında olmadan kendilerini de o duvarların arkasına sokarlar. Çünkü her mahkumun bir gardiyana ihtiyacı vardır. Asla sevdiğin insanların gardiyanı olma. Ne yaparsan yap, kimsenin özgürlüğünü zorla elinden almasına izin verme; ne yaparsan yap, başkasının özgürlüğünü elinden alma. Aşık olduğun birine nunu asla yapma.
Kimileri aşkın esirlik olduğunu söyler, doğrudur ama gönüllü bir esirliktir. Aşık olduğun için özgürlüğünden vazgeçmek seni yüceltir ama sevdiğin birinin yaşamını sınırlamak seni alçaltır.
Özgürlük yoksa ne yediğin yemeğin tadını alırsın, ne çiçeklerin mis kokularını duyarsın, ne doğan güneşin güzelliğini fark edersin, ne karanlıkta ışıldayan yıldızlar mutlulukla doldurur içini, ne uçsuz bucaksız denizler huzur verir, ne gümrah ormanların yeşili şenlendirir gönlünü. Özgürlük yoksa ruhun daralır, bedenin hastalanır, mutluluk küser sana.