Oysa anlatıcı durmadan konuşuyordu onunla. Hayatında kimseyle bu kadar çok konuşmamıştı. Onu uyandırmak hayatta gerçekliğin içinde tutmak rüyalarından çıkarmak için konuşuyordu. Onunla bütün insanlar dakonuşuyordu diliyle konuşuyordu konuşmaktan hazzetmez sessizliğe gereksinim duyardı. Ona oyalanmak güldürmek beslemek için ona nefes aldırmak su içirmek için konuşuyordu onunla bağ kurmak için konuşuyordu çünküonu seviyordu ve cevaplarına ihtiyacı vardı onunla hayatı yaşamak için konuşuyordu makine gibi üretmek ölümü ertelemek onunla birlikte ölümü bertaraf etmek için konuşuyordu ve o da bunu biliyordu. Anlatıcı ile konuşuyordu Ve bu çok yorucuydu onu kendisi için harcadığı tüm çabalar için seviyordu.
Anlatıcı da onu Uzaklara götürdü seyahat ettiler uyanması için mutlu tasasız olması için onu dünyanın ucuna bile götürdü. Fanny Peşinden gidiyor dikkat kesiliyor ama asla inisiyatif almıyor. Anlatıcının onu da dahil etmeye dizginleri almaya teşvik etmeye çalışarak fikrini sorarak önerdiği rotaları ne sorguluyor ne onlara itiraz ediyordu. Her türlü neşe onu şaşırtıyor gibiydi bir sürü şey de ona küçük bir kızın şaşkınlığıyla karşıladığı neşe spazmları veriyordu .
Bu defa kendi kelimeleriyle, nazikçe söyledi, fazla panik halinde olmadığı zamanlar bir şeyleri çok nazikçe söylerdi, her şey çok güzeldi muhakkak ama o hiçbir şey hissetmiyordu.