Sevinç Tanış

Sevinç Tanış
@sevinctanis
Ya senin yazdığın hikâye gerçek değilse ?
9/10
·152 syf.··
2026 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 18:03
Hayata karşı ezberlerimiz tam olarak hangi noktada oluşuyor bilmiyorum. Nerede öğreniyoruz mesela tam olarak hissettiğimiz bir duygunun "iyi" mi, "kötü" mü olduğunu? Veya duygular iyi veya kötü müdür ki? Defalarca deneyimledim hayatta, bir şeyi ne kadar yönetmeye çalışırsan o kadar yönetilemez hâle gelir. Durup sormak lazım aslında: 1- "Ben şu anda ne yaşıyorum?", 2-"Ben şu anda yaşadığım şeyi değiştirebilir miyim?" Genelde yaşadığımız şeyler eylemlerimizin sonucuymuş gibi gerçekleşse de aslında birçok etken var ve hepsi birbiriyle kelebek etkisi oluşturuyor. Yani bir olaya tamamen benimle ilgili veya benimle ilgili değil diye bakmanın pek de doğru olduğunu düşünmüyorum. Sadece artık bu kitabın da sayesinde, bir şey hakkında düşünürken soruyorum kendime: -Önyargılı mıyım? -Bu şeyin iyi veya kötü olduğunu düşünüyorsam neden böyle düşünüyorum? -Her yaşadığım iyi veya kötü mü olmak zorunda. Sadece "oldu" demek, bir şeyin (genelde o şey bir duygum oluyor) sadece "var" olduğunu kabullenmek neden bu kadar zor? İnsan her şeyden önce kendine söz verdiği hayatı yaşamalı. Buna da ben omurga demeyi seviyorum. Bir duruşu olmalı insanın. Kitapta bunu 3 taahhütle ele alınıyor. Birincisi, kendimize ve başkalarına zarar vermekten kaçınmaktan bahsediyor ve bunun için çeşitli pratikler sunuyor. İkincisi, bizi konfor alanımızdan çıkarmaya ve değişime karşı direnmemiz gerektiğine yönlendiriyor. Aynı şekilde hayat içerisinde nasıl uygulayacağımıza dair pratik çalışmalar sunuyor. Üçüncüsü ve son olarak ise (benim için en zor olan), Dünya'yı olduğu gibi kabul etmeyi anlatıyor. Gerçek bir şekilde, var olan her şeyle bağlantıda olarak hayatta var olabilme çalışmaları sunuyor. "Akışta olmak" güzellemesiyle değil, gerçekçi bir yerden... Çünkü bunu duyan herkesin aklına "Nasıl?" sorusu geliyor
Belirsizlik ve Değişimden Korkmadan YaşamakPema Chödrön · Omega Yayınları · 202432 okunma
Reklam
7/10
·504 syf.··
2026 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 18:12
"Aidiyet eksikliğinizi varsa okunması gerek." duyumlarım sonrasında alıp başladığım kitap, beklentilerimi karşılamadı. İnsanoğlu... İlle de bir sihirli değnek gelip dokunacak, yoksa olmuyor. Sandım ki bulacağım kendimden parçaları, kopyala yapıştır yapacağım... Gidecek tüm eksikliğim. Tamamlayacağım kendimi. Böyle beklentiler olunca karşılanmaması çok normal tabii. Dili yeri geliyor sizi gerçek hayattan koparıp bambaşka bir hayata götürüyor. Uzun zamandır bir kitabın sayfasındaki rüzgar saçımı savurup geçmemişti mesela. Zaman zaman ise okuduğumdan kopup düşüncelere daldığım oldu. İçi çiziklerle dolu kitabın herkesin mutlaka kendinden bir şeyler bulacağını düşündüğüm ancak bazenleri gereksiz uzatmalara gidildiğini düşünüyorum. Şans verilebilir mi? Kesinlikle evet. Bu kitabı okuyunca kendinizi bir yere ait hissedecek misiniz? Üzgünüm. Kesinlikle hayır. Ama hayata inancınız artabilir belki. Ya da kendinize sorabilirsiniz: "Neden yaşıyorum?"
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,8bin okunma
Bütün Kalbiyle Yaşayanlar
8/10
·184 syf.··
2025 10. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2025 11:57
"Oldu mu?", "Sence başarabilir miyim?", "Yapabiliyor muyum?"... Sürekli onaylanma ihtiyacı. Kendini onaylama ve etrafın seni onaylamasına ihtiyaç... Yaptığın her hareketten sonra, birinin gözlerinin içine bakıp "hadi bana bir şey söyle" demek. Bir insan nasıl olur da BÜTÜN KALBİYLE YAŞAR? UTANÇ nedir? Nasıl direniriz? Direnirsek ne olur? Kitabın içerisindeki farklı düşünürlerin sözlerinin bölümlerle ahenk içerisinde olması ve yazarın kendi çalışmasını ilmek ilmek işlemesi... "Mükemmeliyetçilik" sizi olabileceğiniz kişiden, yapabileceklerinizden ne kadar da alıkoyuyor. Tahmin ettiğinizden (ettiğimden) çok daha fazla. İnsanlar karanlıkta veyahut aydınlıkta, fark etmez; ancak kendi içlerindeki ışık kadar ışık saçarlar. Bütün kalbimle yaşamak istiyorum. İçimden geldiği gibi. Herhangi bir dış etkenin enerjisinden bağımsız, canlı, kanlı bir BEN olmak istiyorum. Herhangi bir kaygı gütmeden var olmak... Merhametimle, şefkatimle, umudumla BEN olmak istiyorum. Kesik kesik oldu, kitabı okuyanlar parçaları birleştirdi. :)
Mükemmel Olmamanın HediyeleriBrene Brown · Butik Yayınları · 2011608 okunma
"elbet yüreğim sızlar"
6/10
·282 syf.··
2025 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2025 11:21
Neden beni gerçek dünyamdan koparıp bu kadar depresifliğe sürükledin ki? Bu iki insanın birbirine nedensizce sokulması... İkisinin birbirini tamamlayan hiçbir yönünü bulamadım doğrusu. Kafka hayata çok siyah bir perdeden bakıyor. Pembe gözlük derler, toz pembe hayaller derler ya hani, sanmıyorum Kafka'nın o rengi gördüğünü. Milena ise zaten çok eksik kalıyor, Milena'yı daha çok biz tamamlıyoruz sanki... Bu yüzden anlaşılması daha da zorlaşıyor. Kafka gölgeleriyle gezen, personasını, karakterini gölgeleri üzerine kurmuş ve bunu ezberi haline getirmiş gibi geldi bana. Aralarında herhangi bir bağlılık kavramı olduğunu da düşünemedim pek. Bu yüzden "aşk" adına pek bir şey bulamasam da çaresiz bir adamın kendini zorla o "aşk depresifliği"ne sürüklediği aşikar. Yazdığı mektuplarda da ara ara kendini ele veriyor aslında. Ben bu hikâyeyi çok daha gerçek sanıyordum okumadan önce. Fakat okuduktan sonra iki insanın çaresizce ve sebepsizce birbirinin hayatında zorlama bir şekilde kalma çabasından başka bir şey göremedim. Yine de hakkını yiyemem oldukça alıntı yaptım. Edebi, okudukça beynime yer eden sözler... Göz ardı edemem onları. Ama "ne umdum ne buldum" da olmadı değil. Kafka, oldukça zihni karışık bir insan, anlaşılması zor. Bu yüzden sineye çekebilirim yazdıklarımı. Okuyacakların bilerek okumasını isteyeceğim tek şey şudur ki: Burada sadece Kafka'nın yazdıkları var. Milena'nın gerçekten ne hissettiğini hiçbir zaman bilemeyeceksiniz. Bunu sizin zihin ve gönül parçalarınız tamamlayacak. Keyifli okumalar dilerim :)
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · Siyah Beyaz Yayınları · 201765,8bin okunma
kendi içine bak
7/10
·128 syf.··
2025 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2025 10:36
Jung'u tanımaya küçük bir giriş... Beni anima ve animus kavramlarıyla tanıştırdı. İçsel dengemi korumaya çalışırken, dışardan da yaptığım araştırmalarla, bu kavramların değerini fark ettim. Açık bir anlatımı var ancak beklediğimden biraz daha yüzeysel kaldı. Bazı cümlelerden sonra "eeee" diye bekledim açıkçası. Devamı gelmedi. Ortaya bir düşünce atılıp geri çekildi sanki. Özünde vermek istediği mesaj, yani Jung'un psikolojide genele karşı attığı, daha farklı yöndeki kuramlardan bizi haberdar etse de çoğu bölümde içselleştiremeden başka bir konuya değinildiği için havada kalan kısımlar oldu. Bu eksiklikleri videolar izleyerek ve Jung'un kendi kitaplarından faydalanarak tamamlayacağım. Ve kitabın ortalarına doğru, bambaşka bir ülkeye gittim sanki. Kendimi nüfusu az, tropik bir bölgede (belki bir adada), teknolojinin olmadığı ya da sadece gördüklerimi kalıcı kılmak adına bir kameramın olduğu, dingin, deniz kenarında oturan bir grup insanla kendi benliği arayışına çıkmış gibi hissettim. O kadar somut şeyleri kovalıyoruz ki... Ne gereksiz. İçsel yolculuğuna çıkmak isteyenlerin, belki biraz daha spiritüel anlamda varlığını sorguladığı, farklı bakış açısı kazandıracak bir kitap. Sizi yeni araştırmalara, "insan" olmanın, sezgilerimizin olmasının, ruh'un ne olduğunu anlamaya çalışmanın yolculuğuna çıkarabilir. Eğer böyle bir arzunuz varsa, şans verin derim.
Carl Gustav Jung - Dışa Bakan Rüya Görür, İçe Bakan UyanırÖzlem Küskü · Destek Yayınları · 20204,079 okunma
Reklam