Ruhunuzun saklı pınarı mutlaka yükselip denize koşmak ihtiyacındadır mırıldanarak; sonsuz derinliklerinizin hazinesi gözleriniz önüne serilecektir.
Ama terazilere vurmayın bilinmez hazinenizi. Çünkü benlik sınırsız ve ölçüye gelmez bir denizdir.
"Hakikati buldum" değil, "bir hakikat buldum" deyin. "Ruhun yolunu buldum" demeyin. "Kendi yolumda yürürken ruhla karşılaştım" deyin. Çünkü ruh her yolda yürür. Ruh ne bir hat üzerinde yürür, ne de saz gibi büyür. Ruh sayısız taç yapraklı lotus çiçeği gibi kat kat açılır.
"Aklınız ve tutkunuz denizlere açılmış ruhunuzun dümeni ve yelkenleridir. Yelkenleriniz ya da dümeniniz parçalanırsa, oraya buraya savrulup sürüklemekten ya da denizin ortasında hareketsiz kalmaktan başka bir şey gelmez elinizden.
Çünkü tek başına hükmeden akıl kısıtlayıcı bir güçtür; başıboş bırakılmış tutku ise, kendisini yok edene kadar yanan alevdir. Onun için bırakın ruhunuz aklınızı tutkunun doruklarına yüceltsin şarkı söyleyebilmesi için. Bırakın ruhunuz tutkunuzu akılla yönlendirsin, tutkunuzun her gün yeniden dirilip Anka kuşu gibi kendi küllerinden doğabilmesi için.(...)
Tanrı'nın evreninde bir soluk ve Tanrı'nın ormanında bir yaprak olduğunuz için, sizler de aklı mesken tutup, tutkuyla devinmelisiniz."
"Nasıl tek bir yaprak bile sararmazsa bütün ağacın sessiz bilgisi olmadan, kusur işleyen de hepinizin gizli iradesi dışında kusur işleyemez. Hep birlikte bir tören alayı gibi yürürsünüz tanrı-özünüze doğru. Yol da sizsiniz yolcu da. Aranızdan biri düştüğünde, arkasındakiler için düşmüştür, taşa takılıp tökezlenmeye karşı bir uyarı...(...)
Eğer aranızda doğruluk adına cezalandıracak ve kötü ağaca baltayı vuracak olan varsa, köklerine baksın ağacın. Gerçekte iyi ile kötünün, meyve veren ile vermeyenin köklerini sarmaş dolaş görecektir toprağın sessiz bağrında.(...)
Ya siz adaleti kavramak isteyenler, nasıl yapacaksınız bunu tüm fiillere ışığın kusursuz aydınlığında bakmadan?
Ancak o zaman göreceksiniz dimdik ayakta olan ile düşmüşün aslında tek bir insan olduğunu.."
Onlar sizin sayenizde gelir ama sizden değildir. Sizinle birlikte olsalar da size ait değildir.
Onlar gibi olmaya çabalayabilirsiniz, ama onları kendinize benzetmeye çalışmayın. Çünkü ne geri gider yaşam ne de oyalanır dünle.
Sizler yaysınız, çocuklarınız da bu yaylardan fırlatılan canlı oklar.
Okçu sonsuza giden yoldaki hedefi görür ve okları tez gitsin, ırak gitsin diye gerer sizi var gücüyle.
Okçunun elinde gerilmek mutluluk versin size; çünkü sağlam yayı da sever, uçan oku sevdiği kadar.
Sevdiğiniz zaman "Tanrı yüreğimde" değil, "Tanrı'nın yüreğindeyim" deyin. Sanmayın aşkın rotasını çizebileceğinizi, çünkü aşk sizin rotanızı çizer, sizi buna layık bulursa eğer.