Öte yandan bir şeyi sevmek, yalnızca "var olmak" değil, sevilen şeye yönelen bir edime girişmektir. Burada sevginin uyandırdığı bedensel ya da ruhsal hareketlerden söz etmiyorum; yapısı gereği sevginin kendisi, sevdiğimiz adına kendimizi ortaya koyduğumuz edilgen bir eylemdir. Nesneden yüz fersah uzakta bulunduğumuz, onu hiç düşünmediğimiz süre içinde bütünüyle hareketsiz olsak da, o nesneyi seviyorsak, içimizde olumlu, ılık bir şey kaynayıp dışarıya akar.