Aslında onun yanında olmadığı zamanlarda soğuk ve mantıklı bir yaratığa dönüştüğünde, kendisi de dehşete kapılıyordu. Yanındayken onu seviyordu; aslına bakılırsa kimi zaman sıkıntı ve endişe kaynağı bir aşktı bu, ama aşk işte kendisinden daha güçlü bir aşk.
Ama ya çamurdaki azizler; işte asıl ebedi harikalar onlardı. Hayatı yaşamaya asılı değer kılan, onlardı. Adaletsizliğin, kötülüğün çirkefinden yükselen ahlaki görkemi fark etmek; kendinden uzaklaşarak çamurlu gözlerdeki zor fark edilen ve uzak güzelliği yakalamak, bütün o zayıflığın, iradesi zaafının ve ahlaksızlığın içinden, tüm o cehennemi vahşiliğinin arasında yükselen gücü, hakikati ve yüce manevi donanımı görmek...