Köleciliğe ya da sömürgeciliğe, Ermeni soykırımına ya da Cezayir Savaşı'na bağlı sorunlar etrafındaki tartışmalar sadece tarihçiler loncasına tahsis edilsin demek istemiyorum. Kuşkusuz ki tarih, sadece tarihçilere emanet edilemeyecek derecede ciddi bir şeydir. Bir suçluluğu değil, ama ortak geçmişin sorumluluğunu üstlenmek yönündeki siyasi talep karşısında, herkesi durduğu konumdan yer değiştirten bir hafıza çalışması söz konusu olduğunda, siyasi ve ahlaki bir yükümlülük taşımaktadır. Fakat o zaman, sadece komşumuzun gözündeki saman çöpüne işaret etmek değil, biz Fransızlar'ın sorumluluklarını da ölçmek gerekmektedir: Nasıl adlandırılırsa adlandırılsın, Ermeni soykırımı sorununda, önce Yunan, sonra Arap milliyetçilikleriyle ve 1912'den 1921'e kadar süren bir iç savaşla Osmanlı İmparatorluğunda milliyetçilik fikrinin bombasını biz Batı Avrupalılar atmışızdır. Sevr Antlaşması'yla etnik temizliği biz yönetmişizdir.