Küçük kasaba, kapılardan içeri girip çıkan, birbirleriyle selamlaşan, hoş farklılıklar yaratmak için altın, mavi ve kızıl, taşıyanın huyuna göre de gülümseyen veya kaşlarını çatan maskeler taşıyan insanlara doluydu.
Döndü, yüzünde ne zaman duygularını gizlemek istese taktığı, gümüş metalden dövülmüş, ince yanaklarına, çenesine ve alnına uyması için mükemmelce oyulmuş ve kabartılmış o ifadesiz maske vardı.
Kitabın kalınlığı beni ilk başta çok korkutmuştu ve kendinden uzaklaştırmıştı, ama bir gece canım çok sıkılmıştı ve uyumadan önce kitap okumaya karar verdim. Kitabın ilk kapağını açtım ve en azından beğenmesem bile bir bölüm okursam bir şey kaybetmem diye düşünerek okumaya başladım. Ardından kitap aşırı sardı ve 27 saat aralıksız hiç uyumadan yaklaşık 300 sayfa okudum. Kitap okumaktan nefret eden bir insandım normalde (hatta annem bile inanmadı kitap okuduğuma, sayfa atlıyorum sandı) ama bu kitap sayesinde kitap okumaya başladım. Kitabı aklımda öyle bir canlandırmışım ki hala hatırladıkça sanki o anı yaşamışım gibi geriye dönüyorum, yaşanan anlarla mutlu oluyorum veya başlarına gelen olaylar yüzünden durup dururken ağlıyorum. Sonuç olarak kitap aşırı güzeldi ve herkese tavsiye ederim :)
Kitap ilk sayfalarında çok kendine sarmadı, ama sonralarında çokça heyecanlandırdı ve kitabı elimden bırakamaz oldum. Olayların anlatılma şekli çok iyiydi. Tam olarak aklınızda canlandırabiliyordunuz. Sonlarına yaklaştıkça olaylar arttı ve kitabın bitişine dair fikir üretebiliyordunuz, fakat kitap bittiğinde büyük bir hayal kırıklığı yaşadığım. Kitap beklediğim gibi bitmedi. Sanki kitabı yarıda kesmeleri ve derhal basmaları gerekiyormuş gibi bitti ve bu beni üzdü. Kitap biraz daha uzatılabilirdi ya da en azından güzel bir sonuca bağlanabilirdi, ama geneline bakıldığında kitap gayet güzeldi ve tabiki de herkese tavsiye ederim :)