II. Mahmud'un kızı Adile Sultan'ın saray imamı ve daire hocası olan Hacı Nasuh Efendi'nin oğlu Ahmet Muhtar Nasuhoğlu (1886- 1954), kendi dönemindeki mahalle kahvelerini mecma'-1 edeb olarak niteler. Kahvehanelerin dönemin milli kulüpleri olduğunu savunan Nasuhoğlu, buralarda mahalle sorunlarının nasıl tartışılıp çözüldüğüne dair örnekler verir. Nasuhoğlu'nun, kahvelerdeki "mahalle sandığı" denilen yardımlaşma fonuyla ilgili anlattıkları da hayli ilginçtir. "Pîşe tahta" da denilen sandığın üzerinde dört ayrı delik, deliklerin altında da dört çekmece vardı. Deliğin biri, ilmühaber ve benzeri evraklardan alınan aidatlara tahsis edilmişti. İkinci deliğe, mahallede ölen zengin birisinin hayrına bağışlanan paralar bırakılırdı. Üçüncü göze, zekât sahiplerinin akraba ve yakınlarına dağıttıktan sonra geriye kalan miktarı konurdu. Dördüncü göz ise mahallece toplanan yardımlara aitti. Sandık üç ayda bir açılır, biriken meblağ sayılarak deftere kaydedilirdi. Ramazan gelince mahallenin fukara, yaşlı, dul ve yetimlerinin ihtiyaçları belirlenir, Bakkal Bodos, belirlenen erzakı çırağıyla o evlere gönderir, alacağını mahalle sandığından tahsil ederdi. Bayramlık elbise ve şeker yardımları dahi bu fondan dağıtılırdı.