Şevval

Şevval
@sevvallyz
9/10
·448 syf.··
2026 1. kitabı
Konusu: Kitap, bir devrim sonrası kütüphaneci olan Kiela’nın yaşadığı yerden ayrılmak zorunda kalmasıyla başlıyor. Konuşan bitkisi Caz’la birlikte çocukluğunu geçirdiği adaya sığınıp burada ada halkına yardım etmesini, bir büyü dükkânı açmasını ve yeni bir hayat kurmasını okuyoruz. Yorumum: Yazım dili çok akıcıydı, betimlemeler yormuyordu. Fantastik yönü güzel işlenmişti; sade ama sıkıcı değildi. Ufak bilgiler verilmesi kitabın daha samimi, tatlı ve içten olmasını sağlamış (reçel yaparken oldu bittiye getirmektense adımlarından bahsetmesi hoştu). Kiela’nın kişiliği bana çok gerçekçi geldi; hemen herkesle yakın olmaktan çekinmesi, hiç tanımadığı birinin ona iyi niyetli bir şekilde de olsa yardım etmesine mesafeli davranması, hikâyenin daha samimi bir altyapı oluşturmasını ve aralarında yavaş yavaş gelişen ilişkinin daha doğru aktarılmasını sağlamış. Yan karakterlere de bayıldım; onlarla geçirdiği zamanları okumak çok keyifliydi. Fantastik unsurların çeşitlendirilmesi çok güzeldi; deniz kızlarının, at balıklarının, yanlış büyüler sonucu kuşa dönüşen ağaçların olması hikâyeye renk katmıştı. Olayların işlenişi ve akış hızı tam olması gerektiği gibiydi; her şey sakin ama emin adımlarla sonuçlandı. Kitabın kapağına baktığınızda hissettiğiniz huzur, okurken de devam ediyor. Kitabın şömizi, iç kapağı, yan boyaması ve ayracı… Hepsine bayıldım. Kapaktaki tasarımın betimlemelere cok uygun olduğunu düşünüyorum. Bir kitap bittikten sonra kitaplığınızda görürsünüz ve ne kadar zaman geçerse geçsin okurken hissettiğiniz duyguları yeniden hissedersiniz; aynı sıcaklık, aynı huzur… Bu kitap bana her seferinde bunları hatırlatıyor ve keşke hiç okumamış olsaydım da ilk kez, aynı heyecanla okuyabilseydim diyorum. Fantastiği seviyorsanız ama ağır kurgulardan yorulduysanız, araya
Büyü DükkanıSarah Beth Durst · Juno Kitap · 2025205 okunma
Reklam
3/10
·280 syf.··
2025 7. kitabı
Konusu: Savannah, bir yayınevinde editör olarak çalışırken kendi kitabı için gizlice bir taslak yazmaktadır. Bu süreçte yaşadıklarını okuyoruz. Yorumum: Kitap oldukça durağandı; olaylar basit ilerliyordu ve konu ilgi çekici olmasına rağmen kurgu açısından yetersizdi. Yazım dili basitti, okurken zorlanmadım. Karakterler hakkında çok az bilgiye sahip olduğumuz için kitap içinde bir karakter gelişimi de yoktu. Basit olaylar çok kez tekrarlanıyordu. Savannah ve Will arasındaki güven bağının hızlı geliştiğini düşünüyorum ve samimi gelmedi. Romantik bir yanı da yoktu; arkadaşlık ilişkilerini bir anda hoşlantıya çevirmiş gibi oldular. Odaklanmamız gereken konudan bağımsız gelişen çok olay var gibiydi ve onları okumamızın hikâyeye hiçbir katkısı olmadı. Gizemli editörle aralarında geçen yazışmaları daha çok okumak isterdim. Kurgu, 2–3 kişinin etrafında dönmesin diye yan karakterler eklenmiş de sözlerini söyleyip çıkıyorlarmış gibi hissettirdi. Ferris ve Olivia’nın nişanlı olması, Ferris’in nişanlı değilmişçesine eski sevgilisinin habire yanında olması, Ferris’in sonlara doğru yaptığı itiraf (Ferris’in kendisi) rahatsız ediciydi. William’ı sevdim ama birbirlerini biraz daha tanıyıp daha çok vakit geçirmelerini isterdim, çok üstünkörü geçildi. Okurken bana hiçbir şey hissettirmedi, sonu da tatmin etmedi. Romantik bir kitap arıyorsanız beklentinizi karşılamaz.
Satır Aralarında BuluşalımMelissa Ferguson · Artemis Yayınları · 2022438 okunma
2/10
·400 syf.··
2025 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 00:00
Kısaca kitabın konusu: Dolunay ve Çiçek ikiz kız kardeşlerdir. Dolunay zengin bir ailede, Çiçek ise yetimhanede büyümüştür. Görüştükleri bir gün aynı renk çantaları karışır ve kısa bir süreliğine birbirlerinin hayatlarını yaşarlar. Yorumum: Yazım dili basit, kolay okunuyor. Kitabı 4 sene önce okuduğumda beğenmiştim. Bu sene tekrar okumak istedim ama eskisi kadar beğenemedim. Kitabın konusu klişe olmasına rağmen çok daha güzel işlenseydi sevebileceğim bir kitap olabilirdi. Bazı yerlerde mantık hataları vardı. Bazı sahneler çok gereksiz ve zorlama geldi. Dolunay zengin bir hayat yaşamış bir insan olabilir ama tepkileri fazla abartılıydı: metrobüs sahnesi, BİM’de geçen konuşmalar, poşet mevzusu… Yazar iki karakterin benzerliğinden faydalanmak istemiş ama yetimhanede büyümüş fakir bir kız ile arabalarının sayısını bilemeyecek kadar zengin bir kızın, ikiz bile olsalar bakıldığında ayırt edilemeyecek kadar benzemeleri çevresel etkenler düşünülünce mantıklı gelmedi. Her olay sonrasında zengin–fakir çatışmasının sosyal mesaj niteliğinde verilmesi beni çok yordu (“zenginlerin de hayatı zor” dedirtmek için yazılmış gibi). Dolunay’ın, Çiçek’in yerine geçtiğini arkadaşlarına söylememesi sonucu gelişen olaylar bana sıkıcı ve mantıksız geldi. Sonunda beraber olan çiftlerden memnunum ama daha farklı şekilde bitebilirdi ve aceleye geldiğini düşünüyorum. Kimin ne hissettiğini tam anlamadan olaylar hızlı gerçekleşti. Ama sonlara doğru yaptığı yardımlar tatlıydı ve vedalaşmaları güzeldi. Okumasanız bir şey kaybetmezsiniz ama edebi bir eser istemiyorsanız, hızlı okunduğu için arada mola niteliğinde okunabilir. Yine de büyük bir beklentiyle başlamanızı önermiyorum.
02:02 Ayçiçeği KarnavalıN. G. Kabal · Ephesus Yayınları · 20205,6bin okunma