Şevval

Şevval
@sevvalsahin
INTJ-T
Normal İnsanlar Kitap Yorumu
6/10
·264 syf.··
2021 36. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2021 03:10
Merhaba! Henüz yeni bitirdiğim Normal İnsanlar kitabının yorumuyla karşınızdayım. Normal İnsanlar Sally Rooney’in NYT çoksatan kitabı. Öyle ki, kitabın dizisi dahi yapıldı. Kitap Marianne ve Connell isimli iki karakterin etrafında meydana gelen olayları anlatıyor. Connell’in annesi Marianne’in ailesinin evine yardımcı olarak gidiyor ve ikili birbirini uzun zamandır tanıyor. Ancak lisede oldukça popüler bir çocuk olan Connell Marianne ile birlikte anılmaktan çekiniyor ve bu sebeple de okul dışında arkadaş olduklarını söyleyebileceğimiz bu iki liseli okulda birbirlerini çok da tanımıyorlarmış gibi davranıyorlar. Okul dışındaki ilişkileri oldukça ilerlese de okul içerisinde neredeyse birer yabancılar. Lisenin sona ermesiyle birlikte aynı üniversiteye de başlayan ikilinin ilişkileri ise liseden farklı olarak artık iki yüzlü değil. Birbirlerini tanımıyormuş gibi yapmıyorlar, dışarıda nasıllarsa okulda da öyleler. Yine de hayatları mükemmel değil, hayatla olan mücadeleleri de sona ermiş değil. Öncelikle, kitapla ilgili şikayetlerim olsa da okumaktan zevk aldığımı söyleyebilirim. Zira kitap hemen hep belirli bir tempoyla giden, hem de oldukça gündelik ve gerçekçi bir kitaptı bana göre. Okurken kimin konuşmakta olduğunu anlamakta zorluk çektiğim bir iki satır oldu. Tırnak işaretlerinin kullanılmadığı kitapları okurken hep yaşadığım bir zorluk maalesef bu. O yüzden keşke bu yazım şekli tercih edilmeseydi demeden geçemeyeceğim. Buna ek olarak, Sally Rooney’in kurgusunun bu kadar iki ileri bir geri olması da beni bir yerde çok yordu. Gerçekçi olduğundan bahsettiğim bir kitapta her şeyin düzgün olmasını ve yolunda gitmesini beklemiyordum elbette ancak Marianne ve Connell arasında ciddi bir iletişim kopukluğu olduğunu düşünüyorum. Bana kalırsa aralarında yaşadıkları
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2021 04:34
Merhaba! Uzun zaman sonra yeni bir kitap incelemesiyle geldim! Dokuzuncu Cemiyet okumaktan o kadar çok keyif aldığım bir kitaptı ki inceleme yazısı girmeyi nasıl unuttum bilemiyorum. ‘’Canı sıkkın mı görünüyordu? Mesafeliydi. Hiç arkadaşı yoktu. Derslerinde zorlanıyordu. Hepsi doğruydu. Ama başka biri olsa önemi olur muydu? Sosyal bir kelebek olsaydı acısını azaltmak için içtiğini söylerlerdi. Bütün dersleri A olan bir öğrenci olsa mükemmeliyetçiliğin onu yiyip bitirdiği söylenirdi. Kızların ölümü için hep bir bahane olurdu.’’ Dokuzuncu Cemiyet, Leigh Bardugo'nun 2019 yılında okurlarıyla buluşan ve ülkemizde de bu yıl Ithaki Yayınları'ndan çıkan kitabı. Kitabımızın ana karakteri Galaxy Stern Yale’deki öğrenciliğinin ilk yılında ve Yale’e tam olarak uyum sağlayabildiği söylenemez. Bir cinayet mahallinden sağ çıkan tek kişi olan Galaxy kendisini bir anda Yale’deki cemiyetleri denetlemekle görevli Lethe Cemiyeti’ne dahil olmuş olarak buluyor. Yale’deki hayatının henüz başında olan Dante Alex’e yardımcı olan kişi ise Lethe Cemiyeti’nin Virgil’i Daniel Arlington. Ancak Daniel’in ortadan kaybolmasıyla beraber işler Alex için biraz karmaşıklaşıyor. Kitapla ilgili düşüncelerimi paylaşmam gerekirse, kitap Türkçe’ye çevrilmeden önce Leigh Bardugo’nun böyle bir kitabı olduğunu bilmiyordum çünkü Gölge ve Kemik üçlemesini henüz lisedeyken okumuştum ve maalesef çok da keyif aldığım bir seri değildi. Bu sebeple Bardugo'yu takip etmeyi bırakmıştım. Dokuzuncu Cemiyet ile ilgili gördüğüm yorumlardan sonra dahi kafamda çok olumlu bir tablo oluşmuş değildi. Ancak Bardugo’nun Kargalar Meclisi kitabını okuduktan sonra Dokuzuncu Cemiyet’e de bir şans vermeye karar verdim ve bu kararımdan pişman olmadığım için de mutluyum. Kargalar Meclisi ve Sahte Krallık kitaplarını beğenmiş olsam da
Dokuzuncu CemiyetLeigh Bardugo · İthaki Yayınları · 2021631 okunma
Esir Kuşun Şarkısı Kitap İncelemesi
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
68 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2021 15:19
Esir kuşun şarkısı İranlı şair Furuğ Ferruhzad’ın hayatından esinlenerek yazılmış. Furuğ’un adını daha önce duymuş olsam da hikayesini ilk kez bu kitabı satın almaya karar verdiğimde okudum. İnternetten hikayesini okumak bir derece üzücüyken kitapta sanki Furuğ bütün hayatını başından sonuna kadar anlatıyormuş gibi okumak çok daha üzücüydü. Çocukluğu, evliliği ve bu evlilikte bulamadığı mutluluk, oğlu Kamyar’dan ayrılışı ve onu bir daha göremeyişi… Furuğ o kadar içten yazılmıştı ki, okurken kitabın bir esinlenme olduğunu unuttum çok kez. Sanki Furuğ’un başından geçen her şeyi kaydettiği bir günlüğü vardı da onu okuyordum. ‘’Aşk başka bir ülkedir. Hayır, daha ötesi. Yabancı ülkeler arasındaki fark asla aşık olmakla olmamak arasındaki fark kadar büyük olamaz.’’ Furuğ'un karakterini kendimle asla bağdaştıramıyorum çünkü onun gibi değilim. Ancak Furuğ Ferruhzad ölümünden onca yıl sonra bile bir kurgunun içerisinden bana yol göstermeyi başardı. Furuğ söylediklerinden, yaşadıklarından ve bunları diğer insanlara aktarmaktan korkmuyor. Değişimlerden kaçmıyor ve onu ciddiye almayanların karşısında başını asla eğmiyor. Karşısına çıkan zorluklar onu tökezletiyor, belki yere de düşürüyor ancak o her zaman daha güçlü olarak ayağa kalkıyor. En önemlisi, Furuğ Ferruhzad vazgeçmiyor. Sesini çıkartmaktan, doğru olduğunu düşündüğü şeyi söylemekten vazgeçmiyor. ‘’ ‘Artık İran’da sana göre hiçbir şey yok,’ demişti Darius bir keresinde. Son günlerimde bu sözlerini kafamda çevirdim durdum. Bir kadının hayatının utançla, yasaklamalarla daha az bağdaştırıldığı bir yerde yaşamanın nasıl bir şey olacağını düşündüm. Gözlerimi ufka dikip yürümenin, özgür olmanın nasıl olacağını.’’ Furuğ hiçbir zaman tam olarak özgür bir kadın olamamış. Kendi şiirleri kendisine karşı kullanılmış çoğu zaman.
Esir Kuşun ŞarkısıJasmin Darznik · Martı Yayınları · 2020244 okunma
KARGALAR MECLİSİ SPOILERLİ İNCELEME
9/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2021 22:45
En son bir Leigh Bardugo kitabı okumamın üzerinden çok uzun bir zaman geçmiş, üstelik Gölge ve Kemik serisiyle de pek güzel bir şekilde yollarımızı ayırmamıştık. Baş karakterlerine ısınamadığım her kitapta bunu yaşıyorum, kitaplar elimde sürünüyor. Malyen ve Alina ile olanlar da tam olarak böyleydi. O seriyi bu kadar süründürmüşken Kargalar Meclisi'ni ilk gördüğümde bir an duraksamadan yanından geçip gitmiştim. Bayağı yanlış bir hareketmiş. Kitabı birkaç saat önce bitirdim ve açıkcası beklediğimden çok çok daha iyiydi. Yine de okurken beni sinir krizine sokan birden fazla şey oldu. Ya da şöyle söylenmeli: Kaz Brekker beni birçok yerde sinir krizine soktu. Kaz'ın aklından geçenleri ve hislerini açık açık ve rahatça ifade edememesini gerçekten anlayabilirim. Gerçekten. Ben de her düşüncesini ve hissini bir anda ortaya dökebilen biri değilim. Güven sorunlarını da anlayabiliyorum. Özellikle başından geçenleri okuduktan sonra kesinlikle garipsemiyorum. Ancak hissettiği ya da düşündüğü şeylerin tam tersi şekilde davranmasına ve konuşmasına kızmadığımı da söyleyemeyeceğim. Özellikle Inej ile ilgili hissettikleri bir yana, bunun tam tersi şeyleri ve Inej'i kıracak şeyleri söylemesini kabullenemedim. Bunun için Kaz Brekker'ın 2.kitapta ciddi bir karakter gelişimi göstermesi gerekiyor. Üzgünüm Kaz, seni çok sevdim ama bu konuda seni savunamayacağım. Çünkü bu soğuk, acımasız ve empatiden yoksun çizgisinde asla tökezlemeden ilerleyen sevgili Kaz Brekker en zor anlarda hislerini gizlemeyi ve umursamamayı başarırken kitabımızın son sayfalarında ve en soğukkanlı olması gereken yerde minik bir sevgi pıtırcığı gibi en savunmasız yanını -ki bu Inej oluyor- ele veriyor ve Inej'in başını belaya sokuyor. Sevgili Kaz, kız ölüme giderken bir kez yanına gitmeye cesaret edemedin, çizgini
Six of CrowsLeigh Bardugo · Hachette Children's Group · 20064,577 okunma
9/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2020 12:33
Güzel ancak sayfa sayısı az kitapların hissettirdiği şey hep aynı: Keşke daha okuyacak yüzlerce sayfa olsaydı! O kadar güzel bir kitaptı ki, bitirmemek için yavaş yavaş okudum bütün cümleleri. Daha ilk sayfasından itibaren eski İstanbul'un içine çekiyor insanı Ömer'in Çocukluğu... Taş döşenmiş sokakları, çeşme başlarını anlatıyor. Birçok insanla tanışıyor, İstanbul'un eski sokaklarında geziyoruz. Hiç görmediği sokakların, insanların özlemini çekiyor okur bu kitabın sayfaları arasında dolaşırken. İster istemez Ömer'in arkadaşı, sırdaşı oluyoruz biz de. Küçük bir çocuğun arkadaşı olmak ne keyifli geliyor insana bu kitabı okurken! 40 sayfa olsa da Ömer'in anılarını okurken biraz sağdan sola atlayıp duruyormuş gibi hissettiğimi de itiraf ediyorum. Yine de asla olaylar arasında kaybolmadım, çok büyük bir kopukluk hissetmedim. Kitabı okumanın ne kadar keyifli olduğunu da düşününce bunun için bu güzel kitabı eleştirmeye kıyamadım da diyebilirim. Ömer'in Çocukluğu hem sayfa sayısı nedeniyle birkaç saatte okunabilecek, hem de sanıyorum ki okurunun aklında özel bir yer edinebilecek bir kitap. Ben kitabı hem çok samimi, hem de çok akıcı buldum. Okuyan ve okumayı düşünen herkese keyifli okumalar dilerim :)
Ömer'in ÇocukluğuMuallim Naci · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20198bin okunma