“Ne talihsiz adam!” demiş. “Tam muradına ereceği anda öldü!”
Gözlerini dervişin üzerinden ayırmayan melike:
“Sus!” demiş. “Ondan daha talihli insan var mı? Asıl bahtiyar, bir ömür boyunca hasretini çektiği şeye kavuşan değil, ona kavuşacağını anladığı anda, saadetinin en yüksek noktasında bir ‘Ah!’ diyerek düşüp ölebilendir.”
Sayfa 143 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
“Namuslu adam kalmamış bu dünyada iki gözüm. Müslümandır, namazında, orucundadır, hakkımızı yemez diyorduk, ama biz onun hatırını saydıkça o bizim tepemize bindi. Eh, artık çocuk değiliz, yemiyoruz bu numaraları, değil mi ya?..”
Sayfa 87 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Gerçekten de en son ne zaman bir kitabı okurken bu denli modum düştü hatırlamıyorum bile. Hani bazı kitaplar için derler ya "okuyucuyu depresyona sürükler" diye, işte bu cümlenin tam karşılığı olmuş bu kitap. Hiçbir karakterin mutlu olması söz konusu dâhi değil.
Bana göre hem konu bakımından hem de anlatım bakımından oldukça ağır bir kitap. Anlatım bakımından baktığımda ise özellikle de ikinci bölümün sonlarından itibaren ben kendi adıma söyleyeceğim kafam allak bullak oldu. Kardeşler konusunda beni ikilemde bıraktı ki bu bir kitapta sevdiğimi bir şey. Kafa karışıklığınızı girmek için sürekli olarak kitabı okumak istemenizi sağlıyor.
Sonrasında ise her şey bir yapboz gibi yerli yerine oturuyor ve netlik kazanıyor.