Alemde teksin Ya Nebi! Sohbetin her güzelliğin fevkinde güzeldir. Sevgin bahar nesimi gibi ferahlatıcı, bakışın soğuk sulardan daha tatlı ve serin. Şimdi ben sensiz, güneşsiz ve nefessizim buralarda. Ne gün bitecek bu ayrılık..
“Canların ilacı babam! Hani sen, seni sevenlerin yanında, candan ve kandan daha kıymetlisin. Ekmek gibi, su gibi sevgin… Candan öte can, hayattan aziz Sevgilisin. Hasretin daha şimdiden içimi kavurmuşken sensiz ışıksız ve nefessizim.”
Onların basireti kısadır. Sadece dış âlemi görürler, mana âlemini bilmezler. Üzülme ki bizim süslü elbisemiz takva libasıdır. Mücevherli tacımız ise ilim ve rızadır. Madem ki madde hazan kasırgasının hücumuyla darmadağın olacak ilkbahar gelininin cemalindeki fani parlaklığa itibar nedendir?
Tövbe edip bir daha dönmedikten sonra her kusur affedilir ey Neda! Rabbimizin bir adı da Settarü’l Uyub değil midir? Ayıp örtücü bir Rabbimiz var. Kusurları kapatıcı ve her daim affedici…