Hayat dar alanda o kadar da çekilmez bir yer değil, diye geçiriyorum içimden. Televizyon açmadıkça, gazete okumadıkça, o kadar da tatsız bir yer değil.
… biraz kendi sesimden, kendi kulağımla dinlerdim kendi hikâyemi. Yüksek sesle okurdum içimi size. Nasıl ihtiyacım vardı buna. Temize çeker gibi müsveddeleri, kendimi yabancı birine anlatmak nasıl iyi gelirdi bana. Çeriniçöpünü ayıklardı aklımın.
Babamın bir kahraman değil de sıradan bir adam olduğunu fark ettiğim ilk an, onca hüzünlü hatıramız arasında sanırım o andan başkası değil. Karşımda kılıcını yere indiriyor usulca babam, pelerinini çıkarıp sandalyenin üzerine atıyor. Sokakta gördüğüm sıradan adamlardan biri şimdi.