Ama bir eksiklik hissetmeye başladığın ilk anda, artık yaşadığın her gün biraz eksik başlar, eksik biterdi. O eksikliklerin toplamı, isteyip de yaşayamadığın kaçırdığın hayatın ta kendisiydi işte. Yani, başka seçimlerle yaşamanın muhtemel olduğu başka versiyonlar, diye geçirdi aklından. Galiba, kendisi, o günün eksik kısmına girivermişti ne olduğunu anlamadan. Bir bacağı aniden bıçaklanıp, bedeninden ayrılarak, buraya kadar koşarak gelmişti, kendisi de peşinden.
İşte burada, erkek kardeşim dağ ile kız kardeşim deniz arasında oturuyorum.
Biz üçümüz kendi yalnızlığımızın içinde biriz, bizi birbirine bağlayan aşkda derin, güçlü ve gariptir. Üstelik, kız kardeşimin derinliğinden daha derin, erkek kardeşimin gücünden daha kuvvetli ve benim meczupluğumun garipliğinden daha gariptir bu aşk.