Seher Vurucu, bir alıntı ekledi.
22 May 12:14 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Şeyh Edebali, Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Osman Bey'e der ki:
"Eğer kendini başkalarıyla kıyaslar durursan ya mutsuz ya da kendini beğenmiş olursun. Çünkü her zaman senden daha iyi ya da daha kötü durumda birileri olacaktır."

Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır, Ahmet Şerif İzgören (Sayfa 111)Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır, Ahmet Şerif İzgören (Sayfa 111)
hltsevim, Devlet Ana'yı inceledi.
21 May 18:14 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kitabın Yorumu
Cumhuriyet döneminin önemli romancılarından Kemal Tahir’in en ünlü eseri olan “Devlet Ana”; Anadolu Selçukludan Osmanlı’ya geçiş aşamasındaki olayları anlatan tarihi bir romandır.
Roman, Kayı Boyu’nun; Eskişehir – Söğüt bölgesindeki yaşam tarzını, daha batıya (İznik – İnegöl) hâkim olan Bizanslarla mücadelesini, Anadolu’nun diğer beylikleriyle ilişkilerini ve böylece Osmanlı’nın kuruluşuna giden adımları, 1290 yılındaki olaylar üzerinden anlatır.
Romanlarında çok sayıda kişiye yer veren Kemal TAHİR, bu romanda da; Ertuğrul Bey, Osman ve Orhan Beyler, Şeyh Edebali, Akçakoca, Yunus Emre gibi tarihi şahsiyetleri ve Şövalye Lotus, Mavro, Cenevizli Tüccar vb. gibi birçok kişiyi olay örgüsüne dâhil etmiş.
Bir Bizans şövalyesinin serüveniyle başlayıp, Türkmenlerle devam eden, Yunus Emre’yi konuşturan, Şeyh Edebali’yi anlatıp oradan Osman Gazinin evlenmesine geçen, Orhan Gazinin ilk gençlik çağlarındaki davranışlarını hayal edip anlatan Roman, oldukça fazla tarihi bilgi de veriyor. Ahilik teşkilatının törenleri, düğünler, evlenmeler, at ve ata verilen önem, eski ismi Keşiş Dağı olan Uludağ, Domaniç ve Söğüt’teki yaylak ve kışlak hayatı, bunlardan bir kısmı.
Olaylar sırasında halkın gözünden yapılan karakter tahlilleri, aralara sıkıştırılmış özgün tespitler ve hiç saklanmadan açıklanan duygular, insanı bazen şaşırtıp güldürüyor, bazen de düşündürüyor. Bir tarih uzmanı olmadığım için; romandaki tespitlerin, gerçekten o dönemin insanlarının düşünce ve davranışlarını mı, yoksa yazarın “kuruluş” dönemi ile ilgili tasavvurlarını mı daha çok yansıttığını kestiremediğimi ifade etmeliyim.
Her ne kadar; uzun tasvirler, detaylı anlatım ve araya giren durumlar bazen dikkati dağıtıp, konu bütünlüğünü kaybettirse de, yine de bu kalın kitabı terk etmek pek mümkün olmuyor. Bunun sebebi, romanda kullanılan yerel dil. O dönemin olaylarının yine o dönemin diliyle, halkın kullandığı samimi cümleler, duyulmadık özdeyişlerle ve ustalıkla anlatımı kitabı cazip kılıyor. Hatta bu dil, bir zaman sonra sizi de romanın içine çekiyor.
Okur, kitabı bitirince; savaşçı ve mert insan olan Kayıların yaşam tarzları hakkında bir fikir edinebilir, hatta o dönemi hayal edebilir. Örneğin Söğüt’e gitse, 750 yıl öncesinin havasını hissedebilir. Bunun sebebi, kitaptaki tasvirlerin gücü ve kullanılan yerel dil olsa gerek.
Sonuç olarak, Türk tarihine (buna Cumhuriyet tarihi de dâhil) meraklı bir okurun, aynı zamanda “bir nehir roman yazarı olan Kemal TAHİR”i okuması önemlidir. Yazarın önemli bir romanı olan “Devlet Ana”yı, bu nedenle tavsiye ediyoruz.

Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
20 May 23:06 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin oğlu Orhan Gazi 1281 yılında Söğüt'te dünya'ya gelir. Annesi Şeyh Edebali'nin kızı Mal Hatun'dur.

Bursa'nın Fatihi Orhan Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 3)Bursa'nın Fatihi Orhan Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 3)
Burak BAĞRIAÇIK, bir alıntı ekledi.
20 May 01:36 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Pîr Cabbarın Alisi kısadan bir iki lâf ettikten sonra: "Bundan böyle" diyerek asıl diyeceklerine geçti: "Karşımızda bir Devlet var artık. Şimdiyece bu Devlet'in birlik olmaması için çalıştık.. beceremedik. Osman Bey bizden güçlü çıktı. Baş dayanağı Şeyh Edebali idi, Kumral Dede'ydi.. Bu ikisi, Anadolu'nun bu ucunda, bizden önce geldikleri, hemi de açık söyleyim, bizden akıllı oldukları için baş edemedik. Şimdi hem Osman Bey yok, hem Şeyh Edebali, hemi de Kumral Dede.. geberdiler. Şeyh Edebali'yle Kumral Dede'nin yerine geçecek kimse yok; Osman Bey'in iki oğlu var. Önce bu ikisinin arasını açmak için her çareye başvurmalıyız. Türkmen; bey oğulları hakkınd çıkaracağımız dedikodulara inanmaz, çünkü Türkmen budaladır, köle ruhludur; bey demek Türkmen için dünya demektir, öyleyse beylere lâf dokundurmaktan kaçının ki Türkmen sizden hemen soğumasın; beyden yana gözükün ki Türkmen çevrenize toplansın. Bir beyi yıkmak için en iyi yol beyi göklere çıkarmak, durmadan onun iyiliğinden, üstünlüğünsen söz açmak yoludur; Türkmen'in bir budalalığı da çok övülenden çabuk bıkamsıdır. Fakat bu yola çok güvenmeyelim. Asıl beyin çevresini çürütmeğe, çevresindeki güvenilir adamları gözden düşürmeğe çalışmak bizi başarıya götürür.. çevresinden soyulan bey de, kökü çürümüş kavak ağacı misali tez düşer. Bunun için ben Dursun Fakih'i seçtim. Dursun Fakih Osman Bey'in en ünlü kadısıdır; haktan şaşmaz, karşısında Osman Bey de olsa, haklı olan davacı kefereye hakkını vermek için direnir. Bunu bilmeyen yoktur. Bunu bilmeyen olmadığı için de Türkmen Dursun Fakih'in adı geçti mi hakkından emindir. Dursun Fakih'e karşı duyulan bu güveni yok edeceğiz; yerine kuşkuyu, nefreti yerleştireceğiz. Halk Dursun Fakih'ten nefret ettikçe, geçmişinden, geçmişte yapılan işlerden şüphe edecek; geleceğinden, gelecekte yapılacak işlerden şüphe edecek.. Şüphe, gücü kemiren kurttur, kemire kemire öldürür."

Üçler Yediler Kırklar, Mustafa Necati Sepetçioğlu (Sayfa 112)Üçler Yediler Kırklar, Mustafa Necati Sepetçioğlu (Sayfa 112)
Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
17 May 16:08 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Osman Bey, Türk Dervişlerinden Şeyh Edebali'nin kızı Mâl Hatun ile evlenir ve evliliğinden 1281 yılında Orhan Gazi dünyaya gelir.

Osmanlıların Atası Osman Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 18)Osmanlıların Atası Osman Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 18)
Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
17 May 15:41 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Osman Gazi bir gece rüyasında; Şeyh Edebali'nin bağrından çıkan bir dolunayın ışıyıp yükselerek kendi koynuna girdiğini sonra vücudunda yeşeren bir agacın hızla büyüdüğünü görür. Gövdesi ve dallarıyla bütün dünyayı kaplayan ağacın gölgesinin düştüğü yerlerde çağlayanlar, bağlar ve bahçeleriyle cennet gibi ülkeler meydana gelir.
Bu rüyayı yorumlayan Edebali şunları söyler:

"Oğlum sen dünyanın en ulu bir devletinin hükümdarı olacaksın. Benim bağrımdan çıkıp senin göğsüne yaslanan dolunay ise kızım Mâl Hatundur. Allah'ın buyruğuyla onun elini sana teslim ediyorum. Eşinle, devletinle mutlu ol..."

Osmanlıların Atası Osman Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 12)Osmanlıların Atası Osman Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 12)
Sergenn, bir alıntı ekledi.
15 May 12:44 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Osmanlıların tarihi gerçek anlamda ancak Ertuğrul'un üçüncü oğlu olan Müslüman adlı Osman'la başlar. Adını alan ve otuzaltı halefinin yöneteceği devletin kurucusu Osman, iktidara yükselişini kuşkusuz bağlı olduğu askeri tarikata ya da kayınbabası Şeyh Edebali'nin etkisine borçluydu.

Türklerin Tarihi - Pasifik'ten Akdeniz'e 2000 Yıl, Jean Paul Roux (Sayfa 325)Türklerin Tarihi - Pasifik'ten Akdeniz'e 2000 Yıl, Jean Paul Roux (Sayfa 325)
Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
 15 May 12:18 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Bizans'ın hakimiyetindeki Batı Anadolu cihad memleketi olduğundan, bölgede gaza niyetiyle pek çok kumandan, mücahit, derviş ve her biri birer gönül sultanı şeyh ve alim bulunuyordu. Osman Gazi, Anadolu'nun İslamlaştırılıp, Türkleşmesi faaliyetine katılan bu gönül sultanlarından, Şeyh Edebali'nin sohbetlerine katılıp, yüksek ahlaka kavuşur.

Osmanlıların Atası Osman Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 10)Osmanlıların Atası Osman Gazi, Özcan F. Koçoğlu (Sayfa 10)

Seyh Edebali'nin Osman Gaziye nasihatinden birkaç satır.
İnsan vardır, şafak vaktinde doğar,gün batarken ölürler!
Unutma ki dünya sandığın kadar büyük değildir!
İki parlak güneşe aldanıp sonra da karda, ayazda kavrulup gitme!

...........

Bilesin ki: atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler!

Herkesle Dost Olunmaz

Cahil ile dost olma!
İlim bilmez, İrfan bilmez, Söz bilmez, Üzülürsün...

Saygısızla dost olma!
Usul bilmez, Adap bilmez, Sınır bilmez, Üzülürsün...

Aç gözlü ile dost olma!
İkram bilmez, Kural bilmez, Doymak bilmez, Üzülürsün...

Görgüsüzle dost olma!
Yol bilmez, Yordam bilmez, Kural bilmez, Üzülürsün...

Kibirliyle dost olma!
Hal bilmez, Ahval bilmez, Gönül bilmez, Üzülürsün...

Ukalayla dost olma!
Çok konuşur, Boş konuşur, Kem konuşur, Üzülürsün...

Nâmertle dost olma!
Mertlik bilmez, Yürek bilmez, Dost bilmez, Üzülürsün...

Şeyh Edebâlî