Birden Osmanlı ordusunun ortasından keskin bir boru sesi işitildi. Bunun sağ ve sol kanatlardan çalınan borular takip etti. Bu, savaşa hazır ol demekti.
Dervişler biraz daha yanaştılar. O zaman bu ikinci sözün ne olduğu anlaşıldı. Herifler “ Baba Resulullah !” diye haykırıyorlardı. Bu ne biçim Müslümanlıktı? Bu “ Baba” kimdi? Deli kurt o zaman Çakır’a hak verdi. Bunlar Müslüman falan değil, bir takım deli bozuk serserilerdi. Zaten öyle olmasa bir Yahudi dönmesinin arkasından giderler miydi?


Duymadan dinlemek, görmeden bilmek ancak bir sanrıdan ibarettir. Emin olmadığın her yargıya bir adım uzaktan bakmayı öğrenmek, zihinsel bir özgürlüktür.