Söze nasıl başlasam bilemiyorum. Yine Alexander Dumas ve yine bir başyapıt. Tadı damağımda kalan bir kitap oldu. Mükemmel kurgusuyla, sanki bir kitap değilde film izliyormuşum hissine kapıldım. Akıcı sade diliyle konu gidişatıyla enfes bir roman. Karakterlerden bahsetmiyorum bile. Kitabın isminin neden Üç Silahşörler olduğuna ilk başta anlam veremesemde okuduktan sonra anladım. Yeri geldiğinde kahkahalarla güldüğüm yeri geldiğinde ise ağlamaklı olduğum muhteşem bir eserdi. Zaten yazarın Monte Kristo Kontu kitabını da çok sevmiştim. Üstelik iki kitabında birçok filmleri var fakat tabiki kitap kadar başarılı değiller benim gözümde. Sonu için spoiler vermek istemiyorum ama beni tatmin eden bir son oldu. Keşke yazar hayatta olsaydı da daha fazla hikayelerini okuyabilseydim.