Kimseyi öldürmeyeceğiz, kimseye şiddet uygulamayacağız. Çünkü bu kent, ne kadar muhteşem bir doğaya, ne kadar zengin bir tarihe sahip olursa olsun, insan olmadan, taş, ahşap, demir yığınından başka bir şey değildir. Şehirleri insanlar yapar, tarihi de...
Hepimiz öleceğiz. Gözlerimizi hayata yumunca yaptığımız kötülükler silinecek mi? İşlenen cinayetler, işlenmemiş mi olacak? Zalimlikler yaşanmamış mı sayılacak? Kötüler ölünce alçaklıklarından kurtuluyorsa, iyi insanların yaptıkları olumlu, güzel şeyler ne olacak?...
Ölüm, kötüyü aklamaz. Kötüyü aklayacak tek şey iyiliktir. Yaptığın kötülükten daha fazla iyilik yaparsan aklanırsın ancak.
Mitolojide, ölülerin gözüne ya da bedenlerine bırakılan para, onların yeraltı ülkesindeki Akheron Irmağı’nı rahatça geçmeleri içindi. Kötü biri olan sandalcı Kharon ölü ruhları ırmaktan geçirmek için para alırdı. Bu yüzden, ölülerin bedenlerine para bırakılırdı. Sandalcı Kharon, ölünün üzerinde para bulamazsa onları Akheron Irmağı’ndan geçirmez, böylece ruhlar Yeraltı Tanrısı Hades’in bataklığına saplanır kalırlardı.
Hayat devam ediyordu. İnsan istemese bile başkalarıyla karşılaşıyor, başkalarını seviyordu. Başkalarına duyulan sevgi, ölenlere duyulan bağı azaltmamalıydı.