İnsan ruhu mükemmel değil. hiçbirimizin ruhu salt iyilikten, salt güzellikten, salt yücelikten oluşmuyor; hiç kimse masum değil, hiçbir zaman da değildi. Bakmayın geçmişteki yaşamların daha anlamlı olduğunu söyleyenlere, biz hep böyleydik. Şeytan ve melek, cellat ve kurban, kurnaz ve saf, yaratıcı ve yıkıcı, cesur ve korkak...
Artık ne arzum kaldı ne de kinim ömrüm bir oduna benziyor , ocaktan düşen bir oduna : öteki odunların ateşinde kavrulmuş , kömürleşmiş ama ne yanmış ne olduğu gibi kalmış bir oduna benziyor . Fakat diğerlerinin dumanından , soluğundan boğulmuş. Dünya , ıssız yaslı bir ev gibi görünüyor gözüme ve ben bağrımda bir acı duyuyorum ve birden farkediyorum ki , dünya dünya olalı , ben var oldum olalı , soğuk hissiz hareketsiz bir ölü , karanlık odada hep yanımdaydı benim
S.H
Hayatıma giren her yeni insanda bu savaşı kendimle veriyordum. Savaş sonunda ya çok soğuk donuk ve kayaçlar kadar sert bir hale bürünüyor, ya da olabildiğince sıcakkanlı samimi birine dönüşüyordum. Her savaşın temel sebebi inançtır. Ben de inandığım doğru için savaşıyordum. Genellikle savaşı kazanıp samimi tarafımı gösteriyordum çünkü inandığım bir doğru vardı her zaman "Samimiyet hem kapı hem anahtardır."