Şeyma

8/10
·256 syf.··
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:00
Matt Haig, bu kitabında ağır bir depresyon ve anksiyete döneminden geçişini, kendi hayat hikayesi üzerinden oldukça yalın ve dürüst bir dille anlatıyor. Kitap, klinik bir psikoloji metni olmaktan ziyade, yazarın "karanlıkta" kaybolmuşken bulduğu küçük ışık huzmelerini listelediği bir tür yol haritası. Okuyucuyu sıkmadan, bir arkadaş sohbeti tadında ilerliyor. En etkileyici yanı ise, hayatın sadece büyük mutluluklardan ibaret olmadığını, bazen sadece hayatta kalmanın, bir gün daha nefes almanın bile başlı başına bir başarı olduğunu hatırlatması. Kitabı bitirdiğinde, "Dünyada tek değilim ve bu geçecek," hissini çok net bir şekilde hissediyorsun.
Yaşama Tutunmak İçin NedenlerMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20242,691 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·296 syf.··
2026 8. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 10:52
Gece Yarısı Kütüphanesi, insanın hayatındaki seçimleri ve "Ya şöyle olsaydı?" sorusunu konu alan düşündürücü bir roman. Kitapta Nora Seed isimli bir karakterin, hayatından memnun olmadığı bir anda kendini “Gece Yarısı Kütüphanesi” denen gizemli bir yerde bulması anlatılıyor. Bu kütüphanede Nora, geçmişte yaptığı ya da yapmadığı seçimlerin sonuçlarını farklı hayatlar yaşayarak deneyimleme şansı buluyor. Yani 'keşke' dediği her şeyin alternatifini görme fırsatı yakalıyor. Anlatımı oldukça sade ve akıcı, bu yüzden okurken zorlamıyor. Ama verdiği mesajlar düşündürücü; Hayatta hiçbir seçimin tamamen kusursuz olmadığını ve her hayatın içinde iyi-kötü yanlar olduğunu gösteriyor. Ayrıca insanın kendini olduğu gibi kabul etmesi gerektiğini de vurguluyor. Bencekitap, ağır bir dil kullanmadan derin bir konu anlatıyor. Kesinlikle okunması gereken, Çok karmaşık olmayan ama etkili bir hikâye.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
10/10
·384 syf.··
2026 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 01:38
Okurken insanı ya böyle bir sistemin içinde olsaydık diye düşündüren bir roman. Margaret Atwood bu romanda kadınların özgürlüklerinin ellerinden alındığı ve sadece bedenleriyle var olabildikleri bir sistemi anlatıyor. Kitapta adı geçen Gilead adlı baskıcı sistemde kadınlar, özellikle doğurgan olanlar, sadece çocuk doğurmakla görevli "damızlıklar" haline gelmişlerdir. Romanın ana karakteri geçmişte sıradan, özgür bir hayat yaşarken Gilead rejiminin darbe ile iktidara geçmesi ile ,diğer bütün kadınlar gibi, adını, ailesini, hatıralarını hatta bedenini bile kaybetmiştir. Geçmişe dair yaşadığı anılar, hayatının ne kadar zor ve korkutucu olduğunu gösterir. Kitap boyunca karakterin yalnızlığını ve çaresizliğini iliklerinize kadar hissedebilirsiniz. Bence kitabın en çarpıcı yönü de insanların zamanla bu baskıcı düzene alışmış olmaları ve her şeyin "normal" gelmesidir. Baskının yalnızca zorla değil, korku ve alışkanlıklarla da kurulduğunu hissettirir. Kesinlikle okunması gereken bir kitap.
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,7bin okunma