İslam, tabiatı icabı herhangi bir coğrafyadan, sınırdan veya siyasetten bağımsızdır; yapılan bütün tanımları ve etrafına konulan bütün bariyerleri aşar ve yine İslam olarak kalır.
...eskiler çok latif bir ibare kullanırdı: "Her şeyin bir vakt-i merhûnu vardır." Buradaki "vakt-i merhûn" kavramı, rehin alınmış vakit demektir. En uygun zaman geldiğinde, şartlar olgunlaştığında ve vade dolduğunda vakit özgürlüğe kavuşacak, olacak olan da olacaktır.
Bu vesile bu vesileyle bir kere daha fark ettim ki, Türkiye, dünyanın en özgür ülkesi. Hatta başıboşluk seviyesinde bir özgürlük ve rahatlık var. Sokaktaki sıradan insanı bir kenara bırakırsak, Türkiye Müslümanlarının bile bu özgürlük ve rahatlığın kıymetini yeterince bilemediğini düşünüyorum doğrusu.
Arkamızda nice dramı ve acıyı bırakarak ayrılıyorduk Doğu Türkistan'dan. Yıllar boyunca duyduğumuz, dinlediğimiz ve okuduğumuz şeyleri yerinde görüp gözlemlemiştik. Vakıa, inkâr olunamayacak biçimde ortadaydı. Şimdiye kadar ilme'l-yakîn olarak işittiklerimiz, artık ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn şuurumuza kazınmıştı.