Gel, bu yağmur altında seninle yürüyelim. ... . Gel, şu gemilerden birine seninle beraber çıkalım. Bilmediğimiz uzak ülkelere gidelim seninle. Gel, her dakikada bir yıl yaşatayım sana.
Bana kim olduğumu sen öğret. Bu yağmur dinecek er geç. Islak kaldırımlarda adını tekrarlayarak yürüyeceğim, her geçene seni soracağım. Beni deli sanacaklar, tuhaf tuhaf bakacaklar yüzüme. Seni arayışımın nedenini kimse anlamayacak. Bilmiyorlar ki ben sensiz yapamam. Bulduğum tek şeysin yeryüzünde. Güzel olan, iyi olan, eşsiz olan tek şeysin.
Gitme diyemedim sana, demeyeceğim de... Beni sevmek hakkını tanıdığım ilk kadına "gitme" diyemem, anlıyor musun? Çünkü kalacağına inanıyordum, dedim ya sana inanıyordum. Ayrılığı gerektiren sebeplerin tartışması yapılamaz bence. Sevmek istemektir. İstemekse kalmaktır bir bakıma. Sevsen isterdin beni, istesen kalırdın, hiç gitmezdin. Her çaresizliğe karşı durabilirdim seninle, her şeye meydan okuyabilirdim. Sevgin gücümdü, sevgimin acın olduğu kadar. Seninle yaşamak vardı kıyasıya ve sevişmek vardı doludizgin. Hepsi bir anda yok oldu görüyor musun? Kestiğin yerden kan akmayacak mı sanmıştın yoksa? Beni yapayalnız koyup gittiğin yer bir kan denizi şimdi.
"Senden" diyordum. "Seninle" diyordum. "Senin için" diyordum. Şimdi sensizim. Seninle olmanın haksızlığını öğrettin bana. Artık senin için yazamam bile.
Bana kendi idam hükmümü imzalattığın kalemi kırıyorum.