Sezin Şimşek

Sezin Şimşek
@sezinsimsek
Çevirmen, Düzeltmen, Fransızca ve Yabancılara Türkçe Öğretmeni, Yeminli Tercüman, Yazar
İstanbul
İstanbul
10 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
“O anda hanidir göğsümde konaklayan bir güvercinin ilk kez kanat çırptığını hissettim.”
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
— Bir dakika! Önce anaokulu, dedin; bilahare yedi yaş, dedin… Farkında mısın? Önce ellerini teslim olurcasına havaya kaldırıyor, bilahare sırtında birleştirip reverans yapıyor ve göğsünün önüne getirip yavaştan alkışa başlıyor: — Ah ya, bravo dostum, bravo sana! Hiç değilse tümünü dinleyip öyle sorsaydın! Hikâye bitti, ilerisi yok: Tümünü kafadan attım! Dostça tebessüm ediyorum: — Yaşanan bir meseleyi anlatmak fazla zahmet istemez şayet iyi bir gözlemciysen. Ama tüm bunları tahayyül edip, gerçekmişçesine sözlere dökmek için hem ağzın laf yapmalı hem hayal gücün… — “… gereğinden de fazla çalışmalı. Sende o yeti yok!” mu diyorsun? — Hayır, arayı da açıkla, diyorum. Zira hikâyen gerçek değilse bile ben bir kez inandım sana.
Alıntı
Keşke konuya biraz daha vâkıf olsaymışım da öğreneceklerime karşı kulaklarımı hazırlasaymışım, keşke dağ gibi adamı her detayıyla hatırlamasaymışım da çöküşü karşısında ağzım açık kalmasaymışım…
Sayfa 81
Alıntı
— Söze dökmem gerekmez, yüzüm belli ediyor, biliyorum. Ama… Yine de söylemek istiyorum: Onu cidden, gerçekten, hakikaten çok özlüyorum… Onu tüm benliğimle, tüm içtenliğimle, tüm mevcudiyetimle özlüyorum; onu saçımla, başımla, gözlerimle, kaşlarımla, kollarımla; aklımın, fikrimin, bedenimin her parçasıyla… Sesi titreyeyazınca başını birdenbire yukarı kaldırıyor, burnundan derin bir soluk alıp soluğu ağzından geri bırakıyor, kaşlarını kaldırarak başını önceki duruşuna getiriyor ve ah çekip, — O yıllara ait tek fotoğrafı bile yok, diyor, tek fotoğrafı bile yok.
Sayfa 44
Alıntı
José’nin balığa çıktığı meyanlarda Belladonna’yla çocukça oyunlar oynayıp koşturuyor, minicik kulübede saklambaca girişip sağa sola saklanıyor, birbirimize okulda öğrendiklerimizi gösteriyor ve hatırlarımız da henüz kendimiz gibi minicik olduğundan anlatması en fazla bir dakika alan anılarımızdan bahsediyorduk… Bir keresinde oyunlardan yorgun düşüp yan yana uyumuşuz. Aman ya Rab! José öyle bir bağırdı ki âdeta duvarlar yırtıldı, parkeler çatırdadı; kulübe Belladonna’yı bir yana, beni bir yana savurup handiyse ortadan ikiye ayrıldı! O andan sonra Belladonna’yla aramız hiçbir zaman önceki ölçüde çocuksu olamadı: Adamın haykırışları, tavırları, yasakları Belladonna’dan da benden de yedi ve dokuz yaşlarında iki âşık yarattı. Belki bir müddet daha yan yana yaşayabilseydik şu anda bambaşka bir hâlde olabilecektik… Ama öyle bir an geldi ki José bir akşamüzeri neredeyse bir yıl boyunca görmediğim babamdan gelen bir mektubu bana doğru uzattı: “Hazırlan…” diyordu babam, “… gidiyoruz.”
Sayfa 43
Alıntı