isa

isa
Tu es ma vie et mon tout
Sonbahar geldi. Yağmur sessizce yağıyor, kahve kokusu odaya karışıyor, fonda yavaş bir şarkı çalıyor. Dünya bir anda ağırlaşıyor sanki, zaman da, nefes almak da. Her şey aynı ama ben biraz eksilmiş gibiyim. Bir zamanlar rüzgar saçlarımı okşardı. Sanki Tanrı buradayım der gibi dokunurdu yüzüme. Şimdi o rüzgar yok. Camın ardında bir mevsim var ama ben o mevsimin dışında kalmış gibiyim. Uzun zamandır dışarı çıkmadım. Kendimden bile uzaklaştım biraz. Bazen sadece pencereden bakıyorum. Ve düşünüyorum belki de biraz dışarı çıkıp nefes almam lazım. Belki rüzgar beni yeniden bulur. Belki Tanrı yine saçlarımı okşar.
isa
belki Tanrı tekrardan kendini hissettirir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
50'lerde olsak, sana telgraf çektirirdim, tek bir cümleye koskoca bir özlemi sığdırarak... 70'lerde olsak, bir pikabın başında saatlerce susardık, ama her sessizliğimizin içinde müzik olurdu. 80'lerde olsak, seni yazlık sinemanın en arka sırasına götürürdüm, sırf yıldızlar öpmemize şahit olsun diye. 90'larda olsak, mahalle arasında mektuplar bırakırdım gizlice, adını yazmadan ama sana yazılmış olduğunu bil diye. Ama şimdi buradayız. Her şey başka, biraz eksik, biraz fazla. Yine de ne zaman başladığına bakmadan, seni sanki hep varmışsın gibi seviyorum. Zamanın suçu değil bu eksiklik... Belki de bazı kalpler hangi çağda doğarsa doğsun, hep geçmişe aittir.
isa
sen şakasın bu güzellik ne