Sevmenin bedelinin eninde sonunda yas tutmak olduğunu bilirseniz kimseyi sevemezsiniz Asla bu tuzağa düşmezsiniz. Ama bir kez düştüğünüzde -ak-lınıza, mantığınıza rağmen birini ya da bir şeyi sevdiğinizde-bırakmak istemezsiniz. İptal edilen akşam yemekleri, cevapsız kalan mesajlar... Bunların hiçbiri artık önemli olmaz. Adelaide o anda Rory'yi asla bırakamayacağını biliyordu.
Aşk zor,karmaşık ve acımasızdı,evet ama aynı zamanda kolay olması gereken bir şeydi;rahat ve güvenli olmalıydı.Adelaide'ın hissetiği şeyse bunların hiçbiri değildi,daha çok kalbi yavaş yavaş rendeleniyormuş gibiydi.
Bile isteye âşık olmanın en acı yanı -hormonal,ergenlik aşkı dışında ilk kez yani- aniden bu ilişkide yalnız olduğunu fark etmekti.En güzel manzaraya karşı oturduğunuz hâlde orada bu ânın tadını birlikte çıkarabileceğiniz kimsenin olmamasıydı.
Geçmişi ona sevginin fedakârlık istediğini,sevgi için mücadele etmesi gerektiğini öğretmişti.(Gerçek sevgi için savaşmaya gerek olmadığını yıllar sonra anlayacaktı.)
Adelaide Williams doğum günlerini çok severdi.Ama hediyelerden ve balkonlardan çok bir insanın dünyaya geldiği günü kutlama fikrine bayılıyordu.Yılda bir kez sevdiğimiz insanlara bakıp,"Burda olduğun için çok mutluyum.Bu dünyada,tam da şu anda,"deme fırsatı buluyorduk