bitti.
karanlığa büründük.
çok da aydınlık değildik gerçi,
mum ışığında neyi ne kadar görebilirsin ki?
ama tek ışığımız da buydu,
elimdeki sıska mumum.
sende karanlıkta kalma diye,
yürüyünce sönme ihtimalini göze alarak
sana yaklaştım.
sende bir süre hayranca ateşe baktın.
"bu bana fazla." dedin,
kaçtın gittin.
klasik kaçışlar, dünyanın her yerine varlar.
mum sen gidince hemen sönmedi tabii,
bir süre gelmeni bekledik.
elinde kendi ateşinle gelip mumu daha da güçlendireceğine inandık.
ama yoktun, yıllar geçti gibi hissediyorduk.
mumun takati kalmamıştı, sönüyorduk.
bir yandan kavanozu tutan bendim
ama içinde ateşle küçülen,
eriyen de bendim.
sana yanan her şeydim.
mum bitti.
ateş söndü.
karanlık bir anda etrafımı sardı.
sensiz yolu nasıl bulacağım?
-s.w.