Dünyada bildiğim tek gerçek, kimsenin bir başkasının acısını hissetmediği ve hatta umursamadığıydı. Şairin dediği gibi,
"İnsanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır"dı.
Salanın sonunda, müezzin alışık olduğumuz gibi ölmüş kişinin ismini söylemedi. Ölmüş kişilerin isimlerini okumaya başladı. Ölülerin listesi uzundu. Kimisi çocuk, kimisi yaşlıydı. Liseli kızdan ayakkabı tamircisine kadar onlarca isim saydı. Artık Suriye'de okunan salalarda, ölülerin isimleri yirmişerlik listeler halinde okunuyordu.