Bir şey söyleyecek gibi oldum ama sonra vazgeçtim. Ne söylenebilirdi ki ?
Herkes ölüydü burada. Ölülerle konuşmak benim işim değildi. Dünyanın çok uzağındaydık. Bütün sınırların ötesinde. Kendiyle baş başa bırakılmış bir dünyada. Doğru ve yanlışın çoktan anlamını yitirdiği koyu karanlıkta.
Savaşmak var olanı korumaktan ve yaşamı devam ettirmeyi sağlamaktan daha kolaydı. Bir yeri ele geçirdikten sonra bütün mesele o yeri korumaktı, ancak bu pek mümkün görünmüyordu.