Vehbî olanla kesbî olan, yani insana verilenle insanın kendi eliyle kazandığı şey arasındaki ilişki, payımıza düşenin neye dönüşeceğini de belirler. Kurtuluşa ermek yahut kaybedenlerden olmak, bu ikisiyle ne yaptığımıza bağlıdır.
Aklı aydınlanıp kalbi karanlıkta kalan insan zeki ve başarılı olabilir ama hüsranda olmaktan kurtulamaz.
Hesabî akıl ile amacına ulaşan kişi "iş bitirici" olabilir ama akıl ve erdem sahibi olamaz. Akıl ve erdem sahibi olmayan kişi ise mutlu olamaz.
Hüzün, kendi başına müthiş bir deryadır. Hüzünlenmeyen insan gelişmemiş bir insandır. Kendinden kopukluğunun ,içindeki öze olan özlemin farkında değildir.