Duamıza öyle bir tesir ver ki, kezzabın mermeri yediği gibi nefsimizin bütün oyuncak mâbutlarını yakıp erittiğini, senin mücerret ve münezzeh birliğin etrafında hiçbir inanış pürüzü bırakmadığını görelim; ve suni teneffüsle açılan bir baygın şeklinde bu milletin yavaş yavaş doğrulduğuna şahit olalım!
Allahım!.. Bizi hem af, hem adam et!.
Allah'ı tel dolapta yemek ararcasına beş hassenin tam takır sandığında arayıp bulamayanları ikna etmeye çalışmak, ne hazin faydasızlık!.. Rus (astronot) gibi «bütün fezayı gezdim, Allah'a rastlamadım>> diyecektir.
İmam-ı Rabbani Hazretleri Allah vermeyeceğini istetmez buyuruyor. Bu ölçüdeki hikmeti sezenler, bir şeye malik olmak için o şeyi istemenin yeter olduğunu anlarlar. Ama istemenin istemek olması için dudakların yetmeyeceğini anlasalar...
Ey İhlas!.. Senin olduğun yerde hiç bir şey eksik değildir!
İslâm ile başka inanışlar arasındaki farkı belirtmek, yahut belirtilmesi vazifesini müslümana yüklemek için boynumuza atılan bu kement, onu boynunda hissetmeyeni boğar.
Boğulmadık mı?
Tövbe bin kere bozulsa da ona sayılar boyu yol açıktır. İnsan takatinin ulaşamayacağı «nâmütenâhi» mikyasiyle Allaha ait rahmet ve bu rahmetin kapanmaz kapısı tövbe... Tek, vicdanî olsun...