Hristiyan Batılılar İslamda merhamet duygusunun eksikliğinden dem vururlar.
Hazret-i Ebu Bekr'in duası: «Yârabbi, benim vücudumu Cehennemde o kadar büyüt ki, başka kullarına orada yer kalmasın!» Bu mu İslâmda merhamet eksikliği ?...
Allahım, ben sana cehennem korkusuyla tapıyorsam beni cehenneminden çıkarma; ve eğer cennet tamahıyla tapıyorsam cennete alma!» diye dua eden veli meseleyi çözmüştür.
Yârabbi, bugünedek senden ne kadar istiğfar ettimse şimdi de istiğfarlarımdan istiğfar ediyorum!» duasını eden veli, mutlak halisiyeti, samimiyeti, ihlası arayan ve kurduğu her pusu yıkıldıkça yeni bir pusu kazıcı riyakâr nefsinden şikâyet eden muhlistir.
Kâfirde bile, nasipsizliği içinde, makûs bir ihlâs tecellisi bulunabilir; fakat münafıkta, farkında olmadığı bir hakikat düşmanlığı pususundan öteye hiçbir açık kapı bulunamaz. İhlása yer veren kâfir imana gelince tam gelir, fakat münafık kurtuluş vasıtası ihlâsı boğduğu için hiçbir yere varamaz
Ahlâk ruhumuzda öyle bir melekedir ki, sırf iyi ahlâkla Hakka erilebilir ve bâtıl itikat sahibi bir insan bu yüzden hakkı bulabilir. Ebedî kurtuluşu sağlar. Hayatı içinde ve belki son nefesinde, iman nasibine erer. Buna karşılık ahlâktan yana zaif müslüman her an tehlikede ve sermayesini batırmak muhatarası altındadır.