Yas derin, karanlık bir kuyu gibi. Denizkızları gibi çağırıyor insanı: Bana gel, kendini burada kaybet. Onunla savaşıp durursun ama nihayet pes edip o kuyuya atladığında derinliğine inanamazsın. Hayatının geri kalanı boyunca öyle yaşayacakmışsın gibi gelir. Düşerek. Dehşet içinde ve yıkılmış hâlde. Ta ki sen de ölene kadar.
“Ama kendi valizini kendin toparlarsın. Ben senin annen değilim."
Espri bir süre orada, havada asılı kalıyor. Anneniz ölmüşse, her yere peşinizden gelir bu, gelişigüzel ifadelerde birden beliriverir. Karşımda konuşan kişi fark etmese de ben hepsini fark ederim.