"O benim için...Bir su gibiydi.Hayat kadar gerekli,onsuz yaşamam imkansız olan,ondan ayrı kaldığımda kalbimin kuruduğu,gönlüme neharı getiren bir su..."
"Kalbimi uzak diyarlara vermeden ve okyanus kadar özgür olmadan önce avuçlarına bıraktığım kelebeği öldürdün.Gözlerimi yummadan önce söylemek istediğim bir söz vardı halbuki; kelebeği yakala ve gitmesine izin verme.Gözlerinin önünden ayrılırsam bil ki sen kelebeğin katili olduğun içindir.Ve nerede olduğumu merak ediyorsan,gönlün yeni bir bahara hasret demektir "
"Bir gün gözlerinin önünde kaybolursam yıldızlara vak ve ben tekrar ölmemişsem Beni yalnız bırakma, Avucuna bir başka mavi kelebek konana kadar bekle.Çünkü kaderler kesişmişse,kalplerin de kesişmesi an meselesidir.Ve kalpler kesiştikten sonra asıl hikaye başlar.Ama bilirsin , her hikayenin de sonu vardır.Lakin "son"diye gördüğümüz şey,belki de bilinmez bir geleceğin başlangıcıdır.Ve sen pes etmedikçe hiçbir şey sonun olmayacaktır...
Bu kitabın okuyucusuna...Belki de şuan son konuşmamı yapıyorumdur ve birinin beni dinlemesine ihtiyacım vardır.Beni dinlediğin için yıldızlar senin olsun "
"Mavi kelebekleri takip et,seni bana getirecekler...Eğer yağmurlu bir günde mavi bir kelebek o narin avuçlarına usulca konarsa,bil ki ben senin hasretinden ağlıyorum ve hüznüm semayı da ağlatıyor...Eğer o kelebek güneşli bir günde gelirse de bil ki senin gölgeni ve güneşin sıcaklığına bıraktığın rahiyanı takip etmiştir. Ve o kelebek yerine avucum eline değerse bir gün,bahar başlayacak, güneş bizim için doğacak demektir."