O zamanlar Müslüman gözükmek ayıptı. Hiç böyle şeyler konuşulmazdı. Hocalarla, kapalılarla, ibadet edenlerle dalga geçilirdi. Benim öyle arkadaşlarım vardı ki, dindar gözükmeyi ikinci sınıf insan kabul ederlerdi. Halbuki imanları var, hatta belki gizli gizli namaz da kılar ama "Allah" demez, "Tanrı" derlerdi.
Bir de ezanı hatırladım. O yıllarda ezan Türkçe okunuyordu. Menderes 14 Mayıs 1950'de iktidara geldi. Haziran'da Ramazan başladı ve Arapça ezan yasağı kalktı. İlk teravihi kılmak için Süleymaniye Camii'ne gittik. Caminin içi ve bahçesinin yarısı beyaz papatyalar gibi kadın cemaatle doluydu. Ezan Arapça okundu. Herkes sevinçten ağlıyordu. Bu manzaraya hayran olmuştum, hâlâ gözlerimin önünde.