Eylem Okur

Bu bir iletidir Öğretmenim
Sevgili öğretmenim .. Sevgili diyorum çünkü sizi seviyorum .. Ama sayamıyorum öğretmenim bir yapım eki koyamıyorum gövdeme.. Parmaklarımın ucu henüz 10 yaşına girmeden nasırlaştı.Kalem tuttuğum için değil kalemi parmaklarıma zincirlediğim için.. Kitapları seviniz diyordunuz oysaki .. Sev gi -siz-(lik) eki getiriyorum burada öğretmenim. şimdi karıştırıyorum ; sevgi mi siz yoksa sevgisiz mi ben, anlayamıyorum.. Bu arada bana söylediğiniz sözü de unutamıyorum. Dün gece yastığımın kapısı çalındı. Hafiften aralayım dedim.İçerde böylesine fırtınalar kopacağını bilseydim iki kere kilit vururdum o kapıya. --Yuhh yuhhh.. (Arkadaşlar bakın bu o çocuk yuuhh yuuhh ) Elim gözlerimin arasında değil artık utanamıyorum bile çünkü neden utandığımu bilmiyorum . Ama sesler gittikçe derinleşiyor sanırım dibe batıyorum .. Oysa insan en çok battığı yerden kuyu olmaz mı kendisine.. Yankılar.. bekleyişler .. arayışlar.. kimsesizler şiii. sessiz olun etrafımı sardılar bu sefer hissediyorum .. Öğretmenim siz de duyuyor musunuz.. Öğretmenim hadi uyanın bakın bir sözünüz ile nerelere kadar geldim ben.. ... Dün gece babamın gözlerinde zezeyi gördüm biliyor musunuz? Ağzı böyle kocaman açılıp kapanıyordu. Dişlerini fark ettim o an , güzel olduklarını.. sonra çeyiz sandığı gibi saklanılan, eskimesin diye bir kareye sıkışan anılar var ya .. hah hemen onları karıştırdım. Bu karede değildi bu dikdörtgenin içinde hiç olmaz .. işşte buldum bu dairenin içinde sıkışmış olabilir diye çok incelemedim ama babamın ağzı bile kıprdamamıştı. Yoktu babamı hiç gülerken yakalayamamıştım. Oysa bizim deredeki kurbağaların boğazından sıkarken bile güldüklerini görmüştüm onların. Ne yani babamın da mı boğazını sıkmalıyım ahh hayırr bu hiç komik değildi biliyorum. Ama şunu anladım gülmenin bir köşesi yok o yüzden
Reklam
Bilirdim uyumadığın geceleri O zamanlar daha çok acırdı içim İçim ki faal olan bir volkan sanki .. Bazı geceler dayanamıyorum Suna'nın yaptığı gibi Dolamak istiyorum ipi. Yüreğim ki zaten halat misali Her gün darağacına giden bir seferi Nasıl desem Yaşamak da ağır geliyor işte Gözlerin bir bir akarken yeniden Kaldıramıyor ruhum inceden.. Sonra elif diyor bir türkü.. İncecikten kar yağmazken Dolu çarpıyor eylemi.. Kimsesizlik yine gecenin sesi.. ... Beynimin içindeki serseri Biraz sesini kısarsan Yastığım hafif olur belki.. EylemMm..
Sevgisiz ve sevgi dolu..
Kırılan bir yarayım sadece. Bastırdığım onca duygunun esiri olmaktan korkan bir zarifoğlu.. Her söze nişan takan kurdele. Bencilim belki de sevgisiz ve sevgi dolu.. Salıncakta sıra bekleyen çocuğu daha çok bekleten ruhsuz.. Salıncakta bir başkasını sallayacak diye dedesine izin vermeyen şeytani bir kıskanç.. Gölgesine çarşaf örten beyaz bir geceyim.. Sözlerime kılıf uyduramayacak kadar çıplak.. Nastenkayım kimi zaman.. .. Uzak diyarlardan gelen tütüne sarılan bir ağız.. Ağzı iyi laf edenlere karşı avukat.. Avludan gelen ayak sesine kanat.. Kırlangıç kimi zaman.. Acımasızca kan emici bir sülük.. Ve her haykırışımda bir yastık.. Yüzümün izini en çok da onlar taşıyor  ne de olsa.. .. Sahi kimim ben.. ..
Hangi şairi sıksam göğe doğru açılana bir pencere oluyor şiir ve her şiir kadar şair oluyorum bedenimden akan kirlere.. Bağlaçların olmadığı bir dünyada yaşayamadığım gibi alışamıyorum ayakkabımın bağcıklarına.. Etraf da olduğunca kalabalık bir leş koku salıyor. EyleMm..