İki parmak arası kesikti senin yüreğin
Gittiğin ve kaldığın noktadayken elin
Mavi bir göğü anımsıttı kalemin
Satırlarının arasındayken kalpim
yine de senden uzakta bedenim...
Şimdi bir şiir okunur sesinin iç çemberinde..
"Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum..." derken
radyonun titreyen alevinde.
Ben de kandil yakıyorum aç yatanların gövdesine..
...
Çünkü seni sevmek en çok da
afrika gibi sayıklamaktır ekmeği
bir çocuğun gözlerinde..
Meylem..
"Çünkü kimse memnun değildir hayattan
Çünkü çocuklar bir köpeğe dönüştürülüyor
Oysa bu çocuk bir gün büyür ve inandıkları hakkında konuşur
Ama kırgın olduğunda nereye sığınabilirsin?"
youtu.be/IY9_lOW2JEM
Ağlamak nasıl bir duygudur nene diye girdim söze en derininden gizlice..
Gözlerinden başladı o da kelimelere. Yutkunmalarını elinin arasına saklamış bir dua gibi uzun uzadıya tuttu. Anlatmak istediği ile seslerin bir araya gelişi arasında uçurum varmış gibi sustu seslice.. Her bir sesinde büküldü adımlarının izi.. Yürüdükçe ağırlaştı gövdesi..
Eyleme dökme beni der gibi buruştu her bir yeri. Elindeki inişli çıkışlı damarlar da anlattı kendini. Bak burası yaşamak istediğim yolun seferi.. Burası da yaşayamadıklarım..
...
Neden yaşayamadın demek yerine sarıldım ellerine dertlice.. Kederini döktü o da gökyüzüne.. Bende bekliyorum son nefesini yağmurun cama vuran kırgın gönüllerinde..
Gönül bir insana verilen en acı kaynaktır kendimce. Sevgisizce yetişen bir çiçeğin toprağa kök salması ve bir kadının ölüme yakarışı..
Bir kadının...
Vazgeçilmeye mahkum edilişi..
Bir kadının ..
Çaresizliği..
Kimsesizliği..
Adım adım çığlıkları..
ve her bir çığlıkta yankılanışı..
"Yalnızlık bir yankıdır."
"Nene nedir bu yankı bizi böyle yakan "deyince..
"Ölümkuşağını bilir misin" der bana her seferinde..
"nedir" diye sorduğum da sessizce..
"Gözlerin açıkken ölümün her rengini izlemektir "der gözlerinden akan yaşları tek başına silerken kaderiyle..
İnsanları seviniz..