Eylem Okur

Ölüme yatar gibiydi uykusuzluk..
Ölüme yatar gibi uykusuzluğa hüküm yazmak.. Kalemimi kır artık Hakim Bey.. Ne bekliyorsun.. İnsan bazen uyumak ister. Öylece bomboş hissiz bir uyku.. Kelimelerin dökülmediği yerden hayata sıkıca bağlanmak.. ve son sözcük dağarcığında.. Ağaç olup kök salmak.. Karabasanların ak sakallı rüyalarından kendine kefen hazırlamak.. Hayatı kendi elleriyle yudumlamak ve her seferinde kadehi umutsuzluğa kaldırmak.. Saatin yelkovanını ruhuna siper edip akrebin zehrinden sıyrılmak.. Hiçliğin felsefesinden yazıyorum sana bunları Hakim Bey.. bana dokunacaksa bir yararın KIR KALEMİMİ de huzurla uyuyayım rüya diye gördüğüm sayfaların karanlığında..
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Okuyunca..
İnsan aklını ve sinir sistemini ancak böyle koruyabiliyor. Rosa Luxemburg
Sen Yitme ..
Nicesin dediklerinde "zayıfım" demekten öteye gidemedi hecelerim. Her gün yitip giden bir ruha sahipti yüreğim...
Çık Gel Ne Duruyorsun..
Kederim gözlerimden önce seferde Senin öptüğün yerden esiyorum perde perde Kulağımda sesin birikmiş Hani o ellerin nerde, Uzun uzadıya yazdırma Çık gel,nefes alayım nefesinle... EyleM..