Her saat başı su içmemiz gerekir. Su ya da içinde su olan bir meyve, sulu bir yemek; su, sıvı hep hayatımızdadır. Bunun gibi her saat başı kalbimizdeki susuzluğu gidermeye de ihtiyacımız vardır. Su gibi olan vahiy Kur'an'ın ta kendisidir. Birkaç saatte bir Allah'ın huzurunda Fatihâ Suresî'nde, "Bizi doğru yola ilet." diyoruz. Ayeti su ile kurduğumuz ilişki bağlamında "Tekrar su içmemize izin ver, tekrar susadık; bizi tekrar hidayete eriştir." şeklinde anlayabiliriz. Hidayet ve susuzluk arasında çok yakın bir bağ vardır.
Kim olursa olsun bir kimsede kendisini kötülükten ve hatadan kurtarma isteği varsa, Hristiyan, Yahudi, Agnostik, ateist olması fark etmez bu Kitap'ta (Kur'an-ı Kerim) hidayet bulur.
Çölde kaybolmuş birine, helikopterle gidip bir şişe su bırakmanız, sonra da iyi şanslar dileyip geri dönmeniz yeterli olmaz. Ona verilebilecek en büyük hediye; hangi yöne gideceği bilgisi, yani hidayettir.