Adını söylerken bir ciddiyet çöker üstüme
Öyle yalın
öyle gerçek
öyle sade
öyle samimi
'Vatanım' demek gibidir ismini söylemek
Öyle ciddi
öyle kudretli
Takılı kalıyorum, buradan ileri gidemiyorum.
O eşiği aşmak için eşlik etmiyor bana ayaklarım.
Durup düşünüyorum
ve ben daldıkça heybetli sevdamın sancısına,
hangi rakam hangi rakamın peşinden gelir unutuyorum.
Hangi saat, hangi saati seyreder de akar zaman bilmiyorum.
At vurulduğu için mi, içim paramparça ?
Yoksa paramparça olmak için
bir sebep mi arıyor içim?
Kafamın içindekiler giyotin gibi iniyor zihnime.
Ortadan ikiye bölünmek öte dursun, kurşun dahi işlemiyor sen varken düşüncelerimde. Bir omuz ver bana,
bir el.
Geceler soğuk,
kaşlarım çatık,
beynim bulanık.
Odam dağınık,
Sen hakim, ben sanık.
Ay parıldar gökyüzünde
Gök, senin yüzünde.
Güneş vurur
Perdesi aralanmış pencerenden saçlarına.
Bir Anne gibi ışıldar başucunda.