Yedi Güzel Adam'ın mihenk taşlarından biri:Rasim Özdenören..Okumayı uzun süredir düşündüğüm bir eser.Kitapta iki farklı öyküyü bölümlere ayırmadan okuyucularına sunmuş.. Kitabın girişine lirik bir anlatımla başlamış yazar.İlk öykünün ana karakterini Sitare adında şuh bir kadın üstlenmiş.Ruh hali ikizler burcunu aratmayan bir kadın karakter..Ele avuca sığmayan serazat bir iş kadını da diyebiliriz aslında.Kocası Çarli'ye;sen benim sayemde ölmedin,iflas etmedin diye atıflarda bulunuyor sürekli hoş Çarli'nin bunu ırgaladağı da söylenemez.Sitare evli ama Çarli dışında sevdiği erkekler de var.Yavuz mesela..Hatta yavuzu kıskandırmak için öyküyü 1.tekil kişi kaleminden yazan yazarı bile elde tutmayı başarıyor.Gerçi bizimki dünden razı Sitare'ye.. Kitabın kısmi yerlerine 50 yıl boyunca hiç dışarı çıkmayan Gül Yetiştiren Adamı da ustalıkla serpmiş.Bu yaşlı adam torunu Ahmet ile bir sabah namazına camiye gitmeye karar verir 50 yılın sonunda.Torunu ile ara sokaklardan camiye giden yaşlı adam iskelet gibi eğreti duran binalara şaşkınlıkla bakakalır.Torununa uzun dereyi de sormadan duramaz tabi Ahmet nerden bilsin ki 50 yıl önceki uzun dereyi.Gül yetiştiren adam ve Ahmet sonunda camiye varır.Ama gül yetiştiren adam şaşkınlık içinde camiyi tarassuta başlar.Cemaatte toplasan elli adam yok, caminin halıları mübarek çuha kumaşından..ama bizimki şaşkınlığını sineye çekip imam ile birlikte namaza başlar.İmam,fatiha suresini okumayı bitirmeden tüm cemaat camiden çıkar.. Yaşlı adam fırsatı kollayıp insanlar diye seslendi duyan olmadı bir daha seslendi ama nafile..en sonunda ey cemaatimüslimin diye bir sayha attı ve herkes gül yetiştiren adama bakakaldı.Yaşlı adam 50 yıl boyunca değişen İslam'ı, müslümanlığı bir tebliğ niteliğinde tüm cemaate tellaki etti ve evine geri döndü.. kitap bu
Söz çok,ama sözlere oyalanacak vakit yok.Hani amelleriniz?Benim gibi zamanın uzaklarından gelmiş bir garip sizi şu halinizle görse,vallahi size Müslümanlar demezdi.Sizler namaz kılan nasranilere benziyorsunuz.Namaz kılıyorsunuz ama görünüşünüz nasraniler gibi.Kardeşler! Dışı kâfire benzeyen insanın içi de ona benzemeye başlar.Söz çok,uzatmaya gerek yok.Dönüş yakındır.O'na döndürüleceğimiz gün yakındır, pişmanlığın fayda vermeyeceği dem gelmeden hemen tevbeye sarılın.Allah'tan korkun.Dediklerimi anlmaya çalışın.O gün hakir ve zelil insanlar olarak Allah'ın huzuruna çıkmak ister misiniz? Kâfirleri dost edinenler ve onlara benzemek isteyenler onlardan olur.Onlar zalimlerdir.Zalimler olarak huzura varmak ister misiniz?Sözlerimi düşünün.Boşa konuşmadığımı anlayın.Haydi, şimdi herkes işinin başına,siz Allah'tan sizi korumasını dilerseniz Allah sizi korur.
Kendimi bir nokta kadar hiç olarak gördüm.Bu durmadan akan, yürüyüp kaybolup giden girdap içinde,bu korkunç çağıltıda bir damla su gibi.Yalnız kendimi değil, yaptıklarımı da, yapmayı tasarladıklarımı da.