Tıpkı çocukluktan beri birlikte olan dostların birbirlerine soru sormaması gibi. Sadece yemeğin -Allah’ın verdiği bir hediyenin- paylaşılmasının verdiği tadı ve sükuneti hissediyorduk.
Çok kalabalık olmasına rağmen, sanki herkes bir bütünün, bir vücudun parçası gibiydi. Beni şaşırtan şeyler, dervişlerin yüzlerinde, edeplerinde, gülümsemelerinde, sakinliklerinde, mutluluklarında, her yerdeydi.