Çünkü bir insan ancak özüne aşık olunca hakikati anlayabilir. Ancak özüne aşık olunca Allah’ı tanıyabilir. Çünkü aşk, varlığı bitirir. Aşka tutulan kendisini görmez, onun için sadece aşık olduğu vardır. Allah ile aramızdaki tek perde kendi benliğimizdir.
Ve işte son zamanlarda üstüme çöken karanlığın sebebi de buydu. Çünkü bir meyve ağacı mevsimler birbiri ardına gelip geçtiği halde meyve vermemişse, ağacınızdan şüphe edersiniz. Kendinizden şüphe edersiniz. Şüphe bulutları ağacınızın üstünü, sağını, solunu, her yanını kaplar ve ağacınızı artık göremez hale gelirsiniz. İşte o zaman, belki Allah’tan değil ama kendinizden ümidinizi kesersiniz.
Kendinizden ümidinizi kestiğiniz anda da her şey bitmiş demektir. Çünkü Allah ümitsiz bir kalbi dikkate almaz.
Her şeye gücü yetene, her şeyin sahibine, tüm güzelliklerin kaynağına güven duymak içimdeki ümidi besliyordu. Korkmuyordum hiçbir şeyden. Ve her an her şeyin mümkün olacağına inanıyordum. Korkmuyordum çünkü beni koruyan Allah’tı. Her şeyin mümkün olabileceğine inanıyordum çünkü Allah her şeye gücü yetendi.
Ve benim de şu sıralar ihtiyacım olan şey bu. Bir farklılık. Ve ben rüyayla gelen bu fırsatı kovalayacağım. Hayatımda bir farklılık olmasına izin vereceğim.