Anlıyorsun ki bir kadının acılara tahammül çizgisini hayal bile etmek pek mümkün değil.
Anlıyorsunuz ki yeryüzünün bütün acıları bir tek kadının vücudunda, ruhunda, gözlerinde toplanabilir.
Uzunca bir zaman, karşılaştığım ve karşılaşabileceğim her soru için bir cevabım olmasını önemsedim.
Şimdi kendime ait soruların varlığıyla yetinmeyi öğreniyorum. Anlıyorum ki bu dünya, cevap vereceğim türde açık ve anlaşılır sorular barındırmıyor.
Vazgeçtim cevaplardan.
Ellerimi cebime koyup, yerdeki çizgilere basmamaya gayret ederek yürüyorum.
Cevaplar için sürekli başkalarının yardımına ihtiyaç duyuyordum, oysa kafamda o kadar çok soru var ki artık etrafımda insan olmasa da olur.
Kutsal bir yalnızlığa yürüyorum şimdi.
Ama sevgiliden ayrılmak bir deniz yolculuğuna çıkmaktır. Deniz kör eder, mavi kör eder, ufuk kör eder, martılar kör eder, gece kör eder, bir daha göremez insan.
“Bilesin kavuşmak yok İslamlıkta/
Kavuşan kısmı ancak gavurdur!” diyor şair.
Sevgiliden ayrılmak bir islam teslimiyetidir belki de…