Halk tabakasının Kur’an’ın harflerine dalmaları, tıpkı padişahın kendisine mektup yazdığı ve o mektubunda birtakım emirler verdiği ve buna rağmen padişahın mektubunda belirtilen emirlerle değil, eski bir kağıt mı, yoksa yeni mi diye mektubun kâğıdıyla uğraşan kimsenin haline benzer. Böyle bir kimse, elbette bu hareketiyle cezaya müstahak olur. İşte halk tabakasından olan bir kimsenin Kur’an’ın tayin ettiği sınırları aşarak, Kur’an’ın harflerinin sonradan var olmuş olduğunu merak etmesi,
tıpkı buna benzer.