Sorular sormak için geldim şu dünyaya
Yaşım acıların yaşıdır
Boynumu üzgün bir çiçek gibi kırıp da
Yollara düştüğümde, başımda deniz köpüklerinden
Ya da sabah yellerinden bir taçla
Yürüdüğüme inarurdım - yarulırdım
Geceyi günle, aayı sevinçle kardığım
Bu söylencenin bir yerinde durakladım
Ve anlatmadım, konuşmadım bir daha.
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran ellerimi tut
Bu evleri tek tek temizle bu sokakları
Sizi de alıp götüreyim birer birer
İkimiz birden tek bir göğe bakalım...
Sözün bittiği yerde duramadı ruhum,
Suskunluktan yeni bir dil icat ettim.
Aşk yoksa bile, yok saymam sevgiyi,
Enkazdan yepyeni bir Dünya yarattım.
Cevap buldum her namerde ve sana
Bir damla ışık, bir yürek cesaret
Vicdan koptuysa, ben onu eklerim
Kalbimdeki köklerle yeniden yeşertirim.