"Cenab-ı Hak insanın zahirini bir avuç topraktan yarattıktan sonra ona mahlukat arasında en yüce mertebeyi lutfederek kendinden bir sır nefhetmiştir. Bir cisim olarak yaratılan insanda canlılık ancak ruhun üflenmesiyle başlanmıştır. Bu bakımdan ruhun üflenmesi, her şeyden evvel Allah'ın kuluna bir değer vermesi ve ona hayatiyet kazandırmasıdır."
"... Şüphesiz Biz onları (Adem ve neslini) yapışkan bir çamurdan yarattık. (es- Saffat,11)
Yapışmak, kopmamak insanın sadakat duygusunu ve bağlılığını gösterir. İnsanın inat etmesi ve müdafaa ettiği fikirlerinde ısrar etmesi de bu safhanın bir neticesidir."
"Allah yarattığı her şeyi en güzel şekilde yaratmış ve insanı yaratmaya da çamurdan başlamıştır."(Es-Secde,7)
Çamur safhasında su devreye girmektedir. Su, öncelikle temizleyicidir ve temziliği temsil eder. Bu açıdan da su; insandaki iffeti, namusu ve maddi- manevi temizlik duygularını temsil etmektedir."
"Cemadat ve nebatatta dahi umumi bir sabırdan sonra olgunlaşma vardır. Baharın gelmesi, toprağın bir kış mevsiminde çektiği çileden sonradır. İnsan da çile ve sabırla olgunlaşır, kamil insan haline gelir."
"Adem'in yaratıldığı çamur, kırk sene kendi haline bırakıldı. Kalıp olarak pişti. Üzerine otuz sene hüzün yağmuru, bir sene de sürur yağmuru yağdı. Bunun için ademoğlunun hüznü, sürurundan daha çoktur. Hikmet ehli demişlerdir ki:
"İşte dünya! Şayet bir gün güldürecek olsa, günlerce ağlatır."