"Çocuklukta oruç, büyük olmanın bir imtiyazı, çocukluktan, o büyüklerce ciddi alınmayan, alay konusu olan, her fırsatta cezayla bile değil de görünüşte affedici ama cezalandırmaktan daha zalimce bir muamaleye, gülmeye "tabi" tutulan çocukluktan çıkmanın en keskin belgesi gibi gelir insana,"
"Daha büyümüş bir çocuk, bütün gündüz oruç tutmağa başlar. Bunu başardığı gün, omuzlarda taşınır, hediyelere boğulur. Böylece orucun, insanı, omuzlardan başlamak üzere gökyüzüne kaldırdığını, bilinmezliğin zengin hazinelerden sevimli ve güzel eşya çıkarıp dağıttıran cömertliği olduğunu bilmektedir artık çocuk."
"Oruç, insanın katıldığı, her yıl bir ay katıldığı bir ruh şölenidir.
Üstün insanların davetlisi olduğu bir tabiatüstü ziyafet, bir gök sofrasıdır.
Yani, Samanyolunda Ziyafet."