benjamin marnefesch

benjamin marnefesch
@siirimsiagit
her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği
Balıkesir Üniversitesi
İstanbul
1999
48 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Tanrı konusunda açıklamalar istemenin hiçbir yararı yoktur; bu konuda bir yığın güzel sözler işitebilirsiniz, ama aslında bunların hepsi içi boş sözcüklerdir. Aynı şekilde, aşk konusunda ansiklopediler devirebilirsiniz, ama aşkın ne olduğunu bilemezsiniz. Öğretmen konuştu: "Tanrı'nın var olduğunu ya da var olmadığını kanıtlamayı kimse başaramayacak. Hayatta bazı şeyler var ki sadece yaşanır ama kesinlikle açıklanamaz. Sevgi bunlardan biridir. Sevgiden başka bir şey olmayan Tanrı da açıklanamaz. İnanç çocuklara özgü bir deneyimdir, İsa'nın bize öğrettiği o büyülü anlamda: 'Göklerin Krallığı çocuklara aittir.' Tanrı kafanızın içine asla girmeyecektir. O'nun geçtiği kapı kalbinizdedir."
Sayfa 75·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yöncülere göre, 1961 seçimleriyle oluşan parlemento yapısı muhafazakar bir çoğunluğa dayanıyordu. Böylesi bir parlemento yapısıyla köklü reformlar gerçekleştirmek zordu. Doğan Avcıoğlu bu zorluğu şöyle dile getiriyordu: Parlementonun bugünkü sosyal yapısı, sayıca üstünlüklerine rağmen, emekçi kütlelerin sesinin gereken ölçüde işitilmesine elverişli değildir... Tek kelime ile parlementoda muhafazakar kuvvetler çoğunluktadır. Böyle bir çoğunluğa dayanarak sosyal adalet içinde hızlı kalkınma nasıl gerçekleştirilebilir? Güçlük buradadır.
Sayfa 155·Kitabı okudu
27 Mayıs'tan sonra yapılan parlemento seçimlerinde CHP beklenen düzeyde oy alamadı ve DP ardılı partiler karşısında tek başına hükümet kuracak bir çoğunluk elde edemedi. Diğer partiler, CHP'yi dışarda bırakarak aralarında bir koalisyon hükümeti kurabilirlerdi. Fakat böyle bir ihtimalin gündeme gelmesi ordunun çeşitli kademelerini harekete geçirdi ve askerlerin tehditleriyle Cumhuriyet tarihinin ilk koalisyon hükümeti CHP ve AP arasında İsmet İnönü başkanlığında kuruldu.
Sayfa 155·Kitabı okudu
Sosyalizm ve İslâm
Mısırlı yazar Uda şöyle diyordu: "İslâm dini, insanların eşit olduğunu iddia etmiş ve müminlerin teorik ve pratik alanda adaletsizliği kaldırmak için çalışmalarını emreylemiştir. ...Böyle bir din, bilimsel sosyalizmle çelişme halinde olamaz. Aksine İslâmiyet, bilimsel sosyalizm içinde tam bir gelişmesini bulur."
Sayfa 146·Kitabı okudu
...Yöncüler açısından ise Batılılaşmanın bir "doğrusu" bir "yanlışı" yoktu. Batı ilim, fen, akılcı düşünce ve uygarlık kaynağı olarak görülemezdi. Onlara göre Batı, öteki toplumların geri kalmasının, kalkınamamasının başlıca sorumlusuydu.
Sayfa 139·Kitabı okudu