Polisiye sever birisi olarak bu kitap hakkında bir inceleme yazısı yazmak istedim.
Öncelikle şuradan başlayayım, Ahmet Ümit'in kitapları eğer akıcılık isterseniz ve kaybettiğiniz okuma alışkanlığını geri kazanmak isterseniz gayet işe yarar.
Kitaba gelecek olursak, daha önce okuduğum Ahmet Ümit kitaplarına nazaran beni hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü daha önceki okuduğum kitaplarını da düşündüğümde yazarın çok fazla tekrara düştüğünü söylemem gerekiyor.
Kitap genel olarak sürekli belli başlı konulara gönderme yapmış ama bu göndermeleri twitter'dan kopyalamış. Suçlularla fotoğrafı olan bakan meselesi, taksi sorunu, sahipsiz hayvanların itlaf edilmesi konusu vs. Yazar bunları işlemek yerine direkt olarak twitter göndermesi gibi göndermeler yapmış.
Kitabın olay işleyişinde neredeyse 100 sayfa cinayetle pek alakası olmayan köy, köylü, muhtar üçgeninde geçiyor, Buradaki karakterlerin hiçbirisi daha sonra karşımıza bile çıkmıyor.
Kitapta hiç ters köşe yok, okurken ya nasıl farketmezsin "Amir Abi" şu kişi diyorsunuz ama yazar inatla o kişinin üstüne hiç gitmiyor. En son farkına vardığı olay, 440 sayfalık kitaptan beklenmeyecek şekilde katilin basit bir pot kırmasıyla karakterimizin kafasında bir anda kafasında şimşekler çakıyor.
Okuması keyifli, sıkmayan bir kitap ama olayların gelişimi işleyişi de bir o kadar zayıf ve popülist bir kitap olmuş. Amiyane tabiriyle vasatın altında kalmış bana göre.
Yazarın daha çok mitoloji ve tarih ile harmanlanmış polisiye romanlarını okumanızı tavsiye ederim ( Patasana, Sultanı Öldürmek, Kayıp Tanrılar Ülkesi vb.) çünkü biraz daha emek verilmiş size tarihi bilgileri de aktaran kitaplar.
Bu kitabı da okuyacak arkadaşlara keyifli okumalar dilerim.